Prows türkçesi Prows nedir
Prows ingilizcede ne demek, Prows nerede nasıl kullanılır?
Prow : Geminin uç kısmı. Geminin baş tarafı. Gemi burnu. Geminin burnu. Baş. Geminin baş kısmı. Pruva.
Prowess : Cesaret isteyen iş. Maharet. Yiğitlik. Hüner. Cesaret. Kahramanlık.
Prowl : Av peşinde dolaşmak. Av aramak. Etrafı kolaçan etmek. Sessizce dolaşma. Sessiz ve gizli bir şekilde dolaşmak. Fırsat kollayarak.
Prowl car : Polis arabası. Devriye arabası.
Prowled : Sinsi sinsi dolaşmak. Kolaçan. Dolaşmak. Fırsat kollamak. Etrafı kolaçan etmek. Kolaçan etmek. Sinsice dolaşmak. Gezinmek. Etrafı kolaçan etme. Sinsi sinsi dolaşma.
Prowling : Gezinmek. Kolaçan etmek. Sinsi sinsi dolaşmak. Etrafı kolaçan etme. Kolaçan. Fırsat kollamak. Sinsi sinsi dolaşma. Dolaşmak. Sinsice dolaşmak. Etrafı kolaçan etmek.
Sexual prowess : Seks yapabilme yeteneği. Cinsel hüner. Cinsel yönden yeterlilik. Cinsel deneyim.
Prowls : Kolaçan. Sinsi sinsi dolaşma. Dolaşmak. Sinsi sinsi dolaşmak. Sinsice dolaşmak. Kolaçan etmek. Gezinmek. Etrafı kolaçan etme. Fırsat kollamak. Etrafı kolaçan etmek.
Stuart prower factor : Faktör x. Stuart-prower faktörü.
On the prowl : Gizlenmiş. Av peşinde. Pusuda bekleyen. Fırsat kollayan.
İngilizce Prows Türkçe anlamı, Prows eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bows : Fiyonklar. Reverans. Başla selamlama. Boyun eğme.
Mess about : Sinek avlamak. Saçmalamak. Oyalanmak. Zırvalamak. Oynayıp durmak. Tembellik etmek.
Lurch : Sendelemek. Zor durum. Sallanmak. Birdenbire sallanma. Yalpalama. Yalpalayarak yürümek. Yalpa. Sallana sallana yürümek. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Yalpa vurmak.
Capita : Segment. Filiz. Kafatası (latince). Üst kısım. Kısım. Başlar. Dal. Kafa. Şahıslar.
Footle : Aptallık. Boşa harcamak. Ahmaklık. Aylaklık etmek. Oyalanmak. Aptalca konuşmak. Saçmalık.
Hang around : Aylak aylak dolaşmak. Sallanmak. Başıboş gezmek. Sürtmek. Başıboş gezerek oyalanmak. Gezinmek. Amaçsızca ortalarda dolanmak. Sağda solda oyalanmak. Üşenmek. Beklemek.
Cen : Temel. Ana. Merkezde veya merkezin. Esas.
Fores : Önde. İlk. Ön taraftaki. Başta. Önde olan. Baş taraf. Öndeki. Başa doğru. Ön.
Linger : Geçmişte kalmak. Gitmemek. Sallanmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Gecikmek. Can çekişmek. Geçmek bilmemek. Oyalanmak. Durmak. Kalmak (gitmesi gerekirken).
Foretops : Pruva çanaklığı.
Prows synonyms : lollygag, bow, fore, mill about, arch, archest, lallygag, beginnings, lounge, bonce, forepart, cardinal, foreparts, lurk, loaf, capital, mill around, capt, prow, beans, foretop, cephalic, central, tarry, foreship, walk, loiter, caput, beginning.
Prows zıt anlamlı kelimeler, Prows kelime anlamı
Ride : Üst üste binmek. Havada kalmak. Kullanmak. Süzülmek. Binmek. Yüzmek. Karara bağlanmamış olmak. Binmek (at veya bisiklet). Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Geçmek (yol).
Rear : Yükseltmek. Bakmak. Beslemek. Kaldırmak. Dikmek. Şahlanmak. Arka. Yükselmek. Art. Geri.

Bu kısımda Prows kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prows ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prows anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prows ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.