Publishes türkçesi Publishes nedir

  • Kamuoyuna açıklamak.
  • Yaymak.
  • İntişar etmek.
  • Ortaya dökmek.
  • Duyurmak.
  • İlan etmek.
  • İleri sürmek.
  • Bastırmak (kitap veya dergi vb).
  • Açıklamak.
  • Çıkarmak.
  • Yayınlamak.
  • Basmak.
  • Açık etmek.
  • Yayımlamak.

Publishes ile ilgili cümleler

English: The firm publishes educational books.
Turkish: Firma eğitsel kitaplar yayınlıyor.

Publishes ingilizcede ne demek, Publishes nerede nasıl kullanılır?

Published : Ortaya dökmek. Çıkarmak. Yayınlanmış. Yayımlanmış. İleri sürmek. Basmak. Yayımlandı. Basılı (kitap vb). Kamuoyuna açıklamak. Duyurmak.

Published work : Hak iyesinin izni ile kamuya sunulan, yayımlanan yapıt. Yayımlanmış yapıt. Sayıları nasıl olursa olsun, nicelik bakımından kamunun yararlanmasına yetecek ölçüde olan yapıt. Açıklanmış yapıt.

Published work in foreign countries : Yabancı ülkelerde yayımlanmış yapıt. Bir ülkenin dışında kalan bir ülkede yayımlanmış yapıt.

Publisher : Yayıncı. Yayınevi. Naşir. Kitabın yayımlanmasından sorumlu olan kurum ya da tüzel kişi. Yayıncı kuruluş. Yayımcı. Editör. Basımcı. Yapıtı yayımlayan kişi ya da kurum.

Publisher options : Yayıncı seçenekleri.

Pirate publisher : Korsan yayımcı.

Obligations of publisher : Yayımcının yükümleri. Yayımlayanın, yayım sözleşmesinden doğan yükümleri.

 

Publishers : Yayınevleri. Yayımcılar. Yayımcı. Editör.

First published country : Bir yapıtın ilk kez kamuya sunulduğu, yayımlandığı ülke. İlk yayım ülkesi.

Was published : Yayımlandı. Basıldı. Pek çok nüsha halinde basıldı.

İngilizce Publishes Türkçe anlamı, Publishes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Publishes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make public : Kamuya açıklamak. Ortak yap. Halka duyurmak. Aleniyete vurmak. Bildirmek. Halka açık hale getirmek.

Bespreading : Lekelemek. Kaplamak. Bulamak. Bulaştırmak. Örtmek. Saçmak.

Break into : Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Dalmak. Konuşmayı kesmek. Zorla içeri girmek. Tecavüz etmek. Lafa karışmak. Hırsızlık yapmak. Girmek. Zorla girmek.

Asserts : Söylemek. Hakkını savunmak. İleri sürmek (emin bir şekilde). Teyit etmek. Demek. Savlamak. Öne sürmek. İddia etmek.

Accounted : Gözüyle bakmak. Yakalamak (av). Avlamak. Saymak. Açıklamasını yapmak.

Lay bare : Soymak. Açmak. İçini dökmek. Ortaya çıkarmak. Açığa çıkarmak. Açıkça ortaya koymak. Üzerindekileri çıkartmak. Açığa vurmak. Ağzından kaçırmak.

Clarifying : Berraklaşmak. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlatma. Berraklaştırma. Temizlenmek. Aydınlatan. Durulmak. Temizlemek. Arıtmak. Aydınlanmak.

Heralding : Haber vermek. Müjdelemek. Hanedan armacısı. Haberci. Selamlamak. Müjdecisi olmak. Takdim etmek. Bildirmek.

Bespread : Bulaştırmak. Örtmek. Saçmak. Lekelemek. Bulamak. Kaplamak.

Convey : Aksettirmek. Taşımak götürmek. Getirmek. İfade etmek. İletmek. Taşımak. Yollamak. Devretmek. Açığa çıkarmak.

 

Publishes synonyms : account for something, circulates, flood, blaze abroad, clarified, blankest, clear up, release, counterfeited, cast off, blazon abroad, bruit about, announced, expresses, heralds, heralded, annunciating, uncloaks, carried, blanking, asserted, give forth, account, feature, argues, herald, give to the world, advertized, advertizing, republish, bill, annunciate, counterfeit.

Publishes zıt anlamlı kelimeler, Publishes kelime anlamı

Unpublished : Basılmamış. Neşredilmemiş. Açıklanmamış. Yayımlanmamış. Yayınlanmamış.

Suppressed : Zaptetmek. Baskı altına alınmış. Bastırmak. Ortadan kaldırmak. Yayınlanmasını yasaklamak. Baskı altına almak. Bastırılmış. Önlemek. Örtbas etmek. Durdurmak.