Pull at türkçesi Pull at nedir

Pull at ingilizcede ne demek, Pull at nerede nasıl kullanılır?

Pull : Girmek. Yudum. Toplamak. Kısa sandal gezintisi. Kenara çekmek (araba). Hareket etmek. Torpil. Çekiştirmek. Kürek çekmek. Doldurmak.

At : Yanında. De. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Üzerinde. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. Bir hareketin hedefini gösterir. Da. A. Ya. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

Pull a boner : Büyük bir pot kırmak. Büyük bir gaf yapmak.

Pull a face : Yüzünü buruşturmak. Surat yapmak. Surat asmak. Surat etmek. Burun kıvırmak.

Pull a fast deal : Hileli iş yapmak.

Pull a fast one : Kazık atmak. Oyuna getirmek. Oyun etmek (kötü). Fırıldak çevirmek. Kandırmak. Dolandırmak. Kazıklamak.

İngilizce Pull at Türkçe anlamı, Pull at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pull at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pick at : Gıdım gıdım yemek. Yemeği didiklemek. (yemeği) isteksizce yemek. Lokmalarla oynamak. Burnunu sokmak. Karışmak. Kusur bulmak. Yemek. Çok az yemek.

Denigrate : Alnına leke sürmek. Zemmetmek. Alnına leke çalmak. Yermek. İftira atmak. Kara çalmak. İftira etmek. Leke sürmek. Karalamak.

Attracts : Cezbetmek.

 

Allured : Aklını çelmek. Albeni. Cezbetmek. Aklını başından almak. Baştan çıkarmak. Aklını başından almak (argo terim). Büyülemek. Ayartmak. Çekici.

Tug : Asılmak. Uğraşmak. Römorkör. Çabalamak. Şiddetle çekmek. Sürüklemek. Kuvvetle çekmek. Çekiş.

Appeal : Cazip gelmek. Davayı temyiz etmek. Yalvarmak. Çağrı. Başvurmak. Üst mahkemeye başvurmak. İlgisini çekmek. Başvuru. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Çekim.

Allures : Aklını başından almak. Cezbetmek. Aklını başından almak (argo terim). Albeni. Aklını çelmek. Ayartmak. Çekici. Büyülemek. Çekme.

Animadvert : Kınama. Eleştiri yapmak. Sitem. Eleştirmek. Eleştiri. Tenkit etmek. Tenkit.

Allure : Büyülemek. Çekici. Çekme. Ayartmak. Cezbetmek. Cazibe. Aklını başından almak. Aklını başından almak (argo terim). Çekicilik. Aklını çelmek.

Tugs : Sürüklemek. Kuvvetli çekiş. Asılmak. Kuvvetle çekmek. Şiddetle çekmek. Uğraşmak. Çekiş.

Pull at synonyms : backbites, backbit, denigrates, abidden, backbitten, absorbs, tugged, pull on, pull, denigrated, absorb, denigrating, abrook, hitching, pick apart, abides, criticize maliciously, attract, arrest, accite, abided, abide, abstract, backbite.