Punner türkçesi Punner nedir

Punner ingilizcede ne demek, Punner nerede nasıl kullanılır?

Punners : Tokmakçı. Tokmak.

Punned : Cinaslı. Cinas yapmak. Kelime oyunu yapmak.

Punnet : Meyve sepeti.

Punnett square : Punt karesi. İki ana babadan gelen gametlerin birleşmesiyle meydana gelebilecek zigot tiplerini belirlemek için kullanılan, dama tahtası gibi karelerden oluşan, bütün fenotipik ve genotipik oranları karşılaştırmanın mümkün olduğu bir metot.

Punning : Cinas yapmak. Kelime oyunu yapmak. Hafifçe tokmaklama.

Punch bowl : Meyveli kokteyl kasesi. Punç kasesi. Punch kasesi.

Punny : Cinaslı veya kinayeli. Sözcük oyunu içeren.

Punch : Sertçe basmak. Delgi. Delgeç ile delmek. Muşta ile vurmak. Etki. Yumruklamak. Zımbayla delmek. Güç. Zımba. Zımba ile delmek.

Punch tape : Delikli şerit.

Pun : Sözcük oyunu. Cinas yapmak. Kelime oyunu. Kelime oyunu yapmak. Lastikli söz. Sözcük oyunu yapmak. Cinas. Ündeş.

İngilizce Punner Türkçe anlamı, Punner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Knocker : Eleştiren kimse. Çıngırak. Kapı kapı dolaşan satıcı. Çan. Far. Kapı tokmağı. Uyarı çanı. Batakçı.

Drape : Kumaş. Kumaşla örtmek. Asmak. Kumaşla süslemek. Katlamak. Sarkmak. Kalın perde. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kıvırmak. Süslemek.

 

Fashion : Üslup. Şekil vermek. Moda. Adet. Oluşturmak. Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi. Giyim, ev, konuşma, sanat, dinlenme-eğlenme gibi kimi ekin öğelerinin biçiminde (çoğunlukla bu biçimin ayrıntılarında) sık sık ortaya çıkan kısa süreli ve toplum ya da. küme içinde az çok onay görüp izlenen değişiklikler. Dış görünüş. Yüksek tabaka. Kılık kıyafet.

Signature : Tanıtım müziği. Mühür. Nota imi. İlacın kullanım şeklini yazan bölüm. Kaşe. İmza atma. İşaret. Damga. İmza. İmzalama.

Pounder : Ezici. Ufalayıcı. Dövücü. Librelik. Librelik şey.

Gigolos : Jigolo.

High tea : Çayla yenen akşam yemeği. Çaylı hafif yemek. İkindi kahvaltısı. Erken akşam yemeği. Ağır çay ziyafeti.

Way : Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri. Yön. Gidişat. Yol. Usul. Davranış. Tarz. Mesafe. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Bakım.

Gavels : Senelik kira. Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Duvarcı çekici. Oturum başkanının tokmağı. Yargıç tokmağı.

Punner synonyms : artistic style, punners, mode, style, hammer, modus vivendi, pounders, knob, beater, gaveled, setup, brake, beaters, response, gigolo, fit, banger, beetle, gaveling, life style, hammers, wise, fucker, knobs, meal, form, bully head, property, repast, sport coat, gavel, beetles, lifestyle.

 

Punner zıt anlamlı kelimeler, Punner kelime anlamı

Courtesy : Hürmet. Sarayda görgü kuralları. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Nezaket. Teveccüh. İncelik. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. İltifat. Nezaketen parasız verilen şey. Kibarlık.

Discourtesy : Kabalık. Nezaketsizlik. Saygısızlık.

Formality : Biçimcilik. Usul. Adet. Resmiyet. Formalite. Biçinti. Resmilik. Muamele. Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. Teklif.

Punner antonyms : informality, outward.

Punner ingilizce tanımı, definition of Punner

Punner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A punster.