Purchasing power risk türkçesi Purchasing power risk nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Enflasyon riski.
- Beklenen ve gerçekleşen enflasyon arasında ortaya çıkan farkın iktisadi karar birimlerinin satınalma güçlerini ve gönençlerini etkileme olasılığı.
Purchasing power risk ingilizcede ne demek, Purchasing power risk nerede nasıl kullanılır?
Purchasing : Seçilmiş alan elektron kırınımı. Mübayaa. Alış. Satınalma. İştira. Satın alma.
Power : Yetke. Yetki. Etki. Vekalet. Çok. Çıngı. Güç sağlamak. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin, bir toplumun başka birey, küme ya da toplumları egemenliği, baskısı ve denetimi altına alma, özgürlüklerine karışma ve onları beli biçimlerde davranmaya zorlama yetkisi ya da yeteneği. Güç.
Risk : Risk oluşturmak. Risk. Sigorta edilen. Oynamak. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik. Riske etmek. Riske atmak. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. Kaçını. Güvencelendirilen kişinin karşılaşacağı ve güvencecinin de sözleşmesi koşullarına göre ödemeği yüklendiği dokuncalar.
Purchasing power : Satın alma gücü. Satınalma gücü. Alım gücü. Bir birim para, likit varlık ya da kişinin belli bir dönemde sahip olduğu gelirle satın alabileceği mal veya hizmet miktarı.
Purchasing power index : Satınalma gücünde ortaya çıkan değişmeleri gösteren dizin. dünyanın çeşitli yerlerindeki işçilerin elde ettikleri gelirle kendisinin ve ailesinin gereksinimlerini karşılayabilme derecelerini karşılaştırmalı olarak gösteren dizin. Satınalma gücü dizini.
Transfer of purchasing power : Satınalma gücü aktarımı. Uygulanan bir iktisat politikası sonucunda, bir ekonomide karar birimleri, bölgeler ve/veya kesimler arasında birinin aleyhine diğerlerinin lehine satınalma gücünde ortaya çıkan değişim. döviz kurları ve/veya faiz oranlarındaki değişim sonucunda, ülkeler arasında birinin aleyhine diğerlerinin lehine satınalma gücünde ortaya çıkan değişim.
Purchasing power parity : Satın alma gücü paritesi. Satınalma gücü değerdeşliği. Satınalma gücü paritesi. Satın alma kuvvet paritesi. Satın alma paritesi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım. Ppp.
Purchasing power parity hypothesis : Satınalma gücü paritesi önsavı.
Purchasing power of money : Bir birim paranın satın alabileceği mal ve hizmet miktarı. krş. satınalma gücü değerdeşliği. Paranın satın alma gücü. Paranın satınalma gücü.
Relative purchasing power parity : Göreli satınalma gücü değerdeşliği. Belli bir dönemden diğerine döviz kurundaki değişmenin söz konusu dönem boyunca gerçekleşen iç ve dış enflasyon oranlarındaki değişmeye eşit olması gerektiğini ileri süren yaklaşım.
İngilizce Purchasing power risk Türkçe anlamı, Purchasing power risk eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Purchasing power risk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Purchasing power risk synonyms : inflation risk, a change in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand, a change in demand, a type mutual funds, abnormal budget, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Purchasing power risk kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Purchasing power risk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Purchasing power risk anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Purchasing power risk ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.