Puritan türkçesi Puritan nedir

  • Bağnaz.
  • Bağnaz protestan.
  • Püritan.
  • Püriten.
  • Aşırı dinci.
  • Püriten mezhebi üyesi.
  • Tutucu.
  • Tutucu protestan.
  • Sofu.
  • Yobaz.

Puritan ingilizcede ne demek, Puritan nerede nasıl kullanılır?

Puritanical : Püritenlere ait. Püriten. Tutucu. Sofu. Bağnaz. Gerici.

Puritanically : Bağnazca. Geçici olarak.

Puritanism : Püritenlik. Calvinizm. Protestan ahlakı. Püritanizm. Sofuluk.

Puritans : Tutucu protestan. Puritanlar. Püritan mezhebi üyesi. Püriten. Bağnaz protestan.

Purities : Nezaket. Saflık. Temizlik. Taharet. Temizlenme. Safiyet. Masumluk. İffet. Arılık.

Chemical purity : Kimyasal saflık. Kimyasal arılık.

Impurity atom : Katışkı atomu.

Colorimetric purity : Tayfsal renk yoğunluğu (renk-ölçümsel arılık] pe aşağıdaki formülle bulunur: bu formülde: pe: tayfsal renk oranı (renksel uyarma arılığı) yd: rengin baskın dalga boyunun üçrenksel koordinatı y: rengin üçrenksel koordinatı. bk. tayfsal renk oranı (renksel uyarma arılığı), doymuşluk. Tayfsal renk yoğunluğu. Renkölçümsel arılık.

Colour purity magnet : Renk saflaştırma mıknatısı.

Radionuclidic purity : Belirli bir radyonüklid etkinliğinin, maddenin toplam etkinliğine oranı. Radyoaktif saflık.

İngilizce Puritan Türkçe anlamı, Puritan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puritan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clip : Klipslemek. Kısaltmak. Kesmek. İliştirmek. Halat kenedi. Kazıklamak. Vurmak. Hile yapmak. Sarılmak. Perdeyi tutan mandal.

Puritans : Püritan mezhebi üyesi. Puritanlar.

Prim : Formaliteci. Aşırı düzenli. Çok dikkatli ve ağırbaşlı. Müsamahasız. Çok ciddi davranmak. Fazla resmi. Biçimci. Kuralcı. Aşırı ciddi. Aşırı resmi.

Zealots : Gayretli kimse. Gayretkeş kimse. Mutaasıb. Mutaassıp. Bağnaz kimse. Fanatik. Partizan.

Fuddy duddy : Demode tavırları ve fikirleri olan kimse (genellikle daha yaşlılar). Eski kafalı. Eski kafalı kimse. Örümcek kafalı kimse. Tutucu kimse. Sıkıcı kimse.

 

Ascetic : Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Çileci. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse. Münzevi. Zahid.

Hard shell : Sabit fikirli. Kabuklu. Sert kabuklu. Uzlaşmaz.

Bluenose : Gerici. Muhafazakar. Muhafazakar kimse. Bağnaz kimse. Tutucu kimse. Gerici kimse.

Uneducated : Öğrenimsiz. Nadan. Eğitimsiz. Eğitilmemiş. Terbiyesiz. Tahsilsiz. Cahil. Kültürsüz. Okumamış.

Ultra orthodox : Dini kurallara uyum konusunda aşırı katı olan. Aşırı ortodoks.

Puritan synonyms : unpleasant person, disagreeable person, hardliner, devoutly religious, religionist, uncultured, ascetical, abstainer, bigots, fanatics, conservationists, blinkered, noncivilised, uncivilised, illiberal, dyed in the wool, unenlightened, sectarian, hidebound, noncivilized, zealot, blocker, uncivilized, arrester, puritanical, fanatical, bigoted, ascetics, primmest, fanatic, devotees, bigot, conservative.

Puritan ingilizce tanımı, definition of Puritan

Puritan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the Puritans. Originally, a term of reproach. The Puritans formed the bulk of the early population of New England. Resembling, or characteristic of, the Puritans. One who, in the time of Queen Elizabeth and the first two Stuarts, opposed traditional and formal usages, and advocated simpler forms of faith and worship than those established by law.