Purses türkçesi Purses nedir
- El çantası.
- Para kesesi.
- Portföy.
- Büzmek (dudaklarını).
- Ödül.
- Cüzdan.
- Kese.
- Ağzını büzmek.
- Dudak büzmek.
- Keseye koymak.
- Çanta.
- Para çantası.
- Para.
Purses ingilizcede ne demek, Purses nerede nasıl kullanılır?
Cutpurses : Yankesici.
Purse seine : Balıkların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan, balıkların etrafını çevirmek ve bunları ağ içerisinde hapsetmek suretiyle yakalanmalarını sağlayan istihsal vasıtasını, pelajik balık sürülerinin önce çevrelerinin sarılması, sonra da ağın altının kapatılması suretiyle kaçmalarını önleyerek avlanmayı gerçekleştiren ağlar. Gırgır ağı. Çevirme ağları. Denizlerde pelajik bölgede bulunan balık sürülerinin etrafını çeviren ve daha sonra altındaki mapalar içerisinden geçen istinga halatıyla da ağı alttan kapamak suretiyle torba oluşturarak av yapan endüstriyel av aleti.
Purse snatcher : Kapkaççı.
Purse string suture : Özellikle rektum prolapsuslarında organın tekrar dışarıya çıkmaması amacıyla ipek iplik veya katgütle belirli aralıklarla dairesel olarak uygulanan dikiş. Tütün kesesi ağzı dikişi.
Purse strings : Kese bağları.
Coin purse : Bozuk para çantası.
Public purse : Devlet hazinesi.
Have a well lined purse : Zengin olmak. Bol paraya sahip olmak. Çok paraya sahip olmak.
Tighten the purse strings : Kemerleri sıkmak. Masrafları kısmak.
Make up a purse for : Para biriktirmek (için). Parası biriktirmek.
İngilizce Purses Türkçe anlamı, Purses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Purses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Utter : Buyurmak. Telaffuz etmek. Söylemek. Kesin. Basmak (çığlık). Su katılmadık. Bütün. Açığa vurmak. Dile getirmek. Çıkarmak (inilti veya ses).
Tail : Yakından izlemek. Art uç ya da bir hayvanın arda doğru uzayan kesimi. Göt. Sapını ayıklamak. Arka. Hazırlama artığı. İzlemek. Kuyruk yapmak. Kuyruk. Peşine takılmak.
Banknote : Kağıt para. Kaime. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Papel. Banknot. Saymaca kağıt para.
Case : Valiz. Hasta. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sandık. Kasa. Husus. Sokmak. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eatde uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Kovan. Örnekolay.
Burse : Borsa.
Investment portfolio : Hisse senedi ve tahvil portföyü. Yatırım portföyü. Bir kimseye ait yatırımların kaydı. Yatırım portfolyosu. Gerçek veya tüzel bir kişinin kazanç sağlamak amacıyla oluşturduğu mali varlıklar bütünü.
Boodles : Cemaat. Rüşvet. Anafor.
Cuss : Lanet. Küfretmek. Genç adam. Sövmek. Herif. Küfür. Adam. Tip. Huysuzluk. Lanetlemek.
Purses synonyms : give tongue to, locomote, purse, handbag, coffer, bladder, accolade, imprecate, payoff, bag, pocketbooks, cashes, haunt, bill case, brasses, burses, satchel, wallets, cyst, briefcase, cases, billfolds, billfold, bunce, clutch bag, commendation, portfolios, meeds, catchall, scrip, reticule, pucker, beans.
Purses zıt anlamlı kelimeler, Purses kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Refrain : Sakınmak. Kaçınmak. Geri durmak. Çekinmek. Frenlemek. Kendini tutmak. Nakarat. Alıkoymak.

Bu kısımda Purses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Purses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Purses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Purses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.