Put upon türkçesi Put upon nedir

Put upon ile ilgili cümleler

English: Don't fear being put upon. Fear instead being unable to help.
Turkish: Kullanılmaktan korkma. Onun yerine yardım edilememekten kork.

Put upon ingilizcede ne demek, Put upon nerede nasıl kullanılır?

Put : Atfetmek. Atış. Menetmek. Yatırım yapmak. İndirmek. Sormak. Neşretmek. Fırlatma. Para koyma. Yatırma.

Upon : Üzerinde. Üstünde. İle. Üzerine. Göre.

Be put upon : Ezilmek. Kendini ezdirmek.

Put a bold face on : Bozuntuya vermemek. Korktuğu halde bozuntuya vermemek. Zor bir durum karşısında cesaret göstermek.

Put a call through : Telefon etmek.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Put a light to : Tutuşturmak. Yakmak.

İngilizce Put upon Türkçe anlamı, Put upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exploit : Yüreklilik. Kendi çıkarı için kullanmak. Kahramanlık. Faydalanmak. Kullanmak (birisini vb). Olağanüstü başarı. Üstün başarı. Kendi çıkarına kullanmak. İstifade etmek.

Dispose : Kurtulmak. Atmak. Anıklamak. Başından atmak. Dizmek. Dağıtmak. Alt etmek. İsteklendirmek. Kontrolünde tutmak.

Milk : Süt. Sütümsü madde. Sağmak. Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Yolmak. Süt vermek (inek). Sağmak (inek). Faydalanmak.

 

Victimised : Kurban gitmiş. Dolandırmak. Sömürülmüş. Kurban edilen. Aldatmak. -e karşı kötü davranmak. Haksız bir şekilde ceza vermek (victimize olarak da yazılır). Kurban haline getirmek. Kurban edilmiş.

Disposing : Elden çıkarma. İkna etmek. Düzenlemek. Kontrolünde tutmak. Tasarrufa ait. İsteklendirmek. Kontrol altında tutan.

Superposed : Çakıştırmak. Süperpose. Üst üste yapmak. Üst üste koymak.

Make capital out of : Çıkar temin etmek. İstifade etmek. -den yararlanmak. Basamak olarak kullanmak. -den çıkar sağlamak. Çıkar sağlamak. Birinden faydalanmak.

Ail : Güçsüzleşmek. Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya sebep vermek. Hastalanmak. Zayıflamak. Hasta olmak. Sıkıntıya neden olmak. Sıkmak. Rahatsız olmak.

Sweat : Terletmek. Zorlamak. Çok çalışmak. Ter dökmek. Ağır çalışmak. Terlemek. Alınteri dökmek. Zorlanmak. Terden ıslatmak.

Annoys : Kızdırmak. Huzursuz etmek. Sinirini bozmak. Rahatını kaçırmak. Sinirlendirmek. Sinir etmek. Canını sıkmak. Gıcık etmek. Dalına basmak.

Put upon synonyms : ailed, bite, superposes, superposing, badgers, dispose of, economise, victimise, bother, bothers, employ, sponge off, lap, apply, besiege, call forth, drives, economizes, baited, superimpose, bug, milks, disposes, economises, annoy, badgered, superimposes, laps, badgering, drive, bothering, lapped, badger.