Quakes türkçesi Quakes nedir

Quakes ile ilgili cümleler

English: Does fracking really cause earthquakes?
Turkish: Hidrolik kırılma gerçekten depremlere yol açar mı?

English: Earthquakes and floods are natural disasters.
Turkish: Depremler ve seller doğal felaketlerdir.

English: Are there earthquakes in Germany?
Turkish: Almanya'da deprem oluyor mu?

English: Because there are a lot of volcanoes, it is easy for Japan to be hit by earthquakes.
Turkish: Çok sayıda volkan bulunduğundan dolayı, Japonya'nın depremler tarafından vurulması kolaydır.

English: Earthquakes are common in Japan.
Turkish: Depremler Japonya'da yaygındır.

Quakes ingilizcede ne demek, Quakes nerede nasıl kullanılır?

Earthquakes : Deprem. Kargaşa. Yer sarsıntısı. Zelzele. Depremler.

Seaquakes : Deniz depremi. Deniz dalgası. Denizde meydana gelen depremi.

Quake with fear : Korkudan titremek.

Ice quake : Buz depremi.

Quake : Titreme. Titremek. Ürperme. Tirildemek. Deprem. Zelzele. Sarsılmak. Sarsıntı. Sallanmak. Titreyiş.

Quaked : Tirildemek. Titreyiş. Sarsıntı. Deprem. Ürperme. Titreme. Sallanmak. Zelzele. Sarsılmak. Titremek.

Quaker meeting : Sessiz toplantı.

Quaker bird : Siyah albatros.

Quakerism : Bir protestan mezhebi.

 

Quaker gun : Bubi tuzağı.

İngilizce Quakes Türkçe anlamı, Quakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ague : Sıtma ateşi. Malarya. Bataklık humması. Sıtma nöbeti. Sıtma hastalığının eski adı. Sıtma.

Earth tremors : Yer sarsıntıları. Yer sarsıntısı. Küçük depremler.

Horripilation : Tüyleri diken diken olma. Tüylerin ürpermesi. Horipilasyon. Tüylerin diken diken olması.

Creeps : Sürünme. Kayma. Korku. Sığınak. Ürperti. Yayılma. Yuva. Yaltakçı. Hafif kaşıntı.

Chill : Ürpermek. Soğuk algınlığı. (neşesini) kaçırmak. Donmak. Üşüme. Üşütücü. Üşütmek. Soğutmak (yiyecek veya içecek).

Jar : Çatlak ses. Kavanoz. Gıcırtı. Kavga. Kavga etmek. Sarsılma. Didişme. Zangırdatmak. (kulak) tırmalamak. Sırıtmak.

Fluttered : Düzensiz hareket etmek. Çarpıntılı olmak. Titretmek. Çabuk çabuk sallamak. Pırpır etmek. Dalgalanmak. Çırpışmak. Çırpınır gibi düşmek. Pır pır etmek.

Dally : Oynaşmak. İşi ağırdan almak. Eğlenmek. Zaman öldürmek. Oyalanmak. Vakit öldürmek. Haylazlık etmek.

Shivering : Tufan. Titretici.

Quakes synonyms : automotive vehicle, submarine earthquake, seismic disturbance, hydraulic brakes, quake, seaquake, careens, seism, temblors, dilly dallying, jounce, careening, concussions, dithers, eartgquke, fremitus, microseism, jiggle, seisms, dallies, hydraulic brake, jolt, flickers, brake system, be shaken, temblor, falters, bicker, motor vehicle, creep, dawdle, agues, brake band.