Quibblers türkçesi Quibblers nedir

  • Sözcük seçiminde dikkatli kimse.
  • Safsatacı.
  • Kaçamak cevaplar veren kimse.
  • Kaçamaklı konuşan kimse.

Quibblers ingilizcede ne demek, Quibblers nerede nasıl kullanılır?

Quibbler : Sözcük seçiminde dikkatli kimse. Kaçamak cevaplar veren kimse. Safsatacı. Kaçamaklı konuşan kimse. Safsatacı kimse.

Quibble : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Lafı çevirme. Boşyere tartışmak. Kılı kırk yarmak. Gargaraya getirmek. Kaçamaklı konuşmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Kaçamaklı cevap vermek. Önemsiz konular üzerinde tartışmak. Kelime oyunu yapmak.

Quibbled : Kaçamaklı konuşmak. Lafı çevirmek. Kılı kırk yarmak. Kaçamaklı cevap vermek. Önemsiz konular üzerinde tartışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Boşyere tartışmak. Gargaraya getirmek. Kelime oyunu yapmak.

Quibbles : Önemsiz konular üzerinde tartışmak. Kaçamaklı konuşmak. Kaçamaklı cevap vermek. Kelime oyunu yapmak. Boşyere tartışmak. Kılı kırk yarmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Lafı çevirmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Gargaraya getirmek.

Quibbling : Kılı kırk yaran. Kelimelerle oynayan. Herşeyde kusur arayan. Sözcük seçiminde dikkatli. Safsatalı. Eften püften.

 

İngilizce Quibblers Türkçe anlamı, Quibblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quibblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sophist : Sofist. Bilgici.

Hedge : Önlem. Engelleme. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Kısıtlamak. Önlem almak. Çit ile çevirmek. Çevirmek. Çit. Sınırlamak. Yatırım.

Sidestep : Kaçınmak. -den kaçınmak. Ayak oyunları yapmak (boks). Sürüncemede bırakmak. Yan adım. Uzatmak. Yan çizme. Yana kaçma. Yan çizmek. Yana adım atmak.

Duck : Sinmek. Dalmak. Başını eğerek savuşturmak. Ördek. Daldırıp çıkarmak. Sıvışmak. Sesi kısmak. Eğilmek. Batmak.

Sophists : Sofistler. Sofist. Bilgici.

Elude : Tehlikeyi atlatmak. Yakasını kurtarmak. Kaçınmak. Atlatmak. Kaçamak yapmak. Anlayamamak. Sakınmak. Paçasını kurtarmak. -den kurtulmak. Sıyrılmak.

Bicker : Pırıldamak. Tartışmak. Münakaşa etmek. Titreşmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Didişmek. Şırıldamak. Atışmak.

Brabble : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Parry : Bertaraf etmek (darbeyi). Savuşturmak. Çelgi. Ön veya arka yana doğru eğilerek savuşturma. Geçiştirmek. Atlatmak. Kaçamak cevap vermek. Eskrimde. Savuşturma.

Argue : Göstergesi olmak. -e alamet olmak. Atışmak. Savunmak. -e belirti olmak. Belli etmek. Görüşmek. İddia etmek. Çekişmek. Karşı gelmek.

Quibblers synonyms : casuist, quibbler, fudge, squabble, dodge, pettifog, pettifogger, evade, pettifogging, niggle, pettifoggers, casuists, circumvent, put off, debate, skirt, contend, fence.