Raging türkçesi Raging nedir

Raging ile ilgili cümleler

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

English: He was raging mad.
Turkish: O, sinirinden kuduruyordu.

English: He's raging because his wish hasn't been granted.
Turkish: Onun isteği yerine getirilmediği için o öfkeli.

English: Ali is encouraging his students.
Turkish: Ali öğrencilerini teşvik ediyor.

 

English: Ali keeps encouraging Mary to do things on her own.
Turkish: Ali Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.

Raging ingilizcede ne demek, Raging nerede nasıl kullanılır?

Ragingly : Öfkeli bir şekilde.

Averaging : Ortalamasını bulmak. Ortalama olarak almak. Ortalama alma. Ortalama alınıyor.

Averaging circuit : Ortalama devresi.

Barraging : Yağmur. Engelleme ateşi. Nehir barajı. Baraj. Bent. Yoğun yaylım ateşi. Yaylım ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Engel.

Bayesian model averaging : Bayesçi model ortalaması. Bma.

Disparagingly : Küçük düşürerek. Aşağılayarak. Kötüleyici olarak.

Discouragingly : Cesaretini kırarak. Hayal kırıklığına uğratarak. Vazgeçiren bir şekilde. Cesaret kıran bir şekilde. Cesaret kırıcı bir şekilde. Caydırarak.

Disparaging : Hor gören. Küçümseyen. Kötüleyici. Küçük düşüren. Aşağılayıcı.

Encouragingly : Cesaret edici olarak. Teşvik edici biçimde. Destekleyerek. Umutlandırarak. Cesaretlendirerek. Ümitlendirerek. Teşvik edici bir şekilde. Himaye edici şekilde. Teşvik ederek. Cesaret verecek şekilde.

Discouraging : Cesaret kırıcı. Üzücü. Hevesini kırma. İç karartıcı. Heves kırıcı. Hayal kırıklığına uğratan.

İngilizce Raging Türkçe anlamı, Raging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enraged : Kızdırılmış. Kızmış. Kuduruk. Çileden çıkmış. Kızgın. Komalık.

Dyspeptic : Kızgın. Dispeptik. Hazımsızlık çeken kimse. Sindirim güçlüğü ile ilgili. Hazımsızlık çeken. Hazımsızlıkla ilgili.

 

Churned : Çalkantılı olmak. Köpürtmek. Çalkalamak. Tereyağı yapmak. Çırpmak. Karıştırmak.

Bristlier : Kıl gibi. Sert. Kılımsı. Sinirli. Kıllı. İdare edilmesi güç. Terbiye.

Bubble : Kabarcık. Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri. Kabarcıklar yapmak. Fıkırdamak. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Köpük. Kaynatmak. Domur. Kabarcıklar çıkarmak.

Churns : Yayık yaymak. Çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Karıştırmak. Yayık. Tereyağı yapmak. Çırpmak. Yayıkta çalkalamak. Köpürtmek.

Hot : Biberli. Taze. Heyecanlı. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. Seksi. Radyoaktif. Acılı. Rahatsız edici. Baharatlı. Isıtmak.

Storming : Fırtına gibi esmek. Öfkelenmek. Kıyameti koparmak. Saldırmak. Büyük bir kuvvetle saldırma. Mükemmel. Harika. Hücum etmek. Taarruz etmek.

Rage : Tutku. Rağbette olan şey. Gazap. Küplere binmek. Galeyan. Hırs. Moda. Öfke. Verip veriştirmek.

Raging synonyms : be attacked by rabies, rampage, rampaged, go mad, dyspeptics, blaze with anger, fuming, cream, frenzied, storm, ramp, angrier, fierce, rush, stormed, frantic, rampages, angry, explode with fury, bristliest, boils, boil, ramped, rages, fumed, boil over, violent, angriest, creams, lash oneself into a fury, rampaging, corybantic, bubbled.

Raging zıt anlamlı kelimeler, Raging kelime anlamı

Nonviolent : Sessiz. Şiddete başvurmayan. Pasif.

Mild : Ilıman (iklim). Halim. Nazik. Küçük yumru. Zarif. Mazlum. Ilımlı. Hafif. Ilık. Yavaş.