Rainfalls türkçesi Rainfalls nedir

Rainfalls ingilizcede ne demek, Rainfalls nerede nasıl kullanılır?

Rainfall intensity : Yağış şiddeti. Yağmur yoğunluğu.

Amount of rainfall : Yağış miktarı.

Annual rainfall : Yıllık yağış. Senelik yağmur. Senelik yağış. Yıllık yağmur.

First rainfall : Mevsimin ilk yağmuru.

Lack of rainfall : Yağış yetersizliği. Yağış azlığı.

Grainfield : Kansas eyaletinde şehir. Tahıl yetiştirilen arazi alanları. Tahıl tarlası.

Rainforest action network : Ran. Yağmur ormanlarını korumak ve diğer çevresel meseleler için çalışan çıkar amaçlı olmayan organizasyon. Yağmur ormanları faaliyet grubu.

Rainforests : Yağmur ormanları.

Parainfluenza virus infections : Sığır, koyun, keçi ve at gibi birçok türde paraenflüenza tip 3 virüsüyle oluşan, öksürük, hafif ateş, taşipne ve hafif mukoid veya mukopurulent burun akıntısıyla belirgin, akut, viral solunum sistemi hastalığı. Parainfluenza virus enfeksiyonu. Paraenflüenza virüs enfeksiyonları.

Rainfall : Yağış (miktarı). Yağış miktarı. Sağanak. Yağmur. Yağış.

İngilizce Rainfalls Türkçe anlamı, Rainfalls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rainfalls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rainstorm : Yağmur fırtınası.

Precipitation : Telaş. Havadaki su buğusunun yoğunlaşma sonunda sıvı ya da katı durumda yere düşmesi, bk. yağmur, kar, dolu. Tersip. Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel süreçlerle belirli bileşikleri, özdekleri çöktürme olayı. Bir çözeltide çözünmüş özdeğin katı halde ya da havadaki nemin sıvı ya da katı halde ayrılma süreci. Presipitasyon. Coğrafya, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Düşme.

Barraged : Bent. Yaylım ateşi. Baraj. Soru yağmuruna tutmak. Yoğun yaylım ateşi. Nehir barajı. Engelleme ateşi. Engel.

Drizzle : Ahmak ıslatan. Çiseleme. Çiselemek. Atıştırmak. Serpinti. Serpiştirmek. Tozarmak. Çisenti. Serpmek. Çiseleyen yağmur.

Hailstorms : Dolu fırtınası.

Downpour : Şiddetli yağmur. Sağanak yağış.

Pluvial : Yağmura ilişkin. Yağmura ait. Yağmurlu. Yağışlı dönem.

Amount of precipitation : Belirli zaman diliminde düşen yağış miktarı.

Raining : Yağdırmak. Yağmurlu. Yağmur yağmak. Şakır şakır akmak. Yağmuruna tutmak. Yağma. Yağmak.

Flood of rain : Şiddetli yağmur. Su baskını. Sel.

Rainfalls synonyms : torrent, cloudburst, brashest, mizzle, downfalls, brashes, soaker, snowfalls, deluging, pelter, barrages, cloudbursts, drenches, downpours, snow, shower, raindrop, rain shower, rain, deluges, downfalling, drench, barrage, downfall, amount of rainfall, deluge, barraging, rainfall, monsoon, brash, snowing, down pour, hailstorm.