Rais türkçesi Rais nedir

  • Khambu.
  • Rai.
  • Nepal'de yaşayan etnik bir grup.

Rais ile ilgili cümleler

English: A crane raises heavy construction materials.
Turkish: Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.

English: Ali and Mary raise rabbits for meat.
Turkish: Ali ve Mary et için tavşan yetiştirmektedir.

English: Ali and Mary are always arguing about how to raise their children.
Turkish: Ali ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.

English: Ali and Mary did a wonderful job raising John.
Turkish: Ali ve Mary John'u büyütürken harika bir iş yaptı.

English: A student raised his hand when the teacher finished the reading.
Turkish: Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.

Rais ingilizcede ne demek, Rais nerede nasıl kullanılır?

Raise : Zam. Artırmak. Dikmek. Yükseltmek. Yetiştirmek. Bir araya getirmek. Artış. Kaldırmak. Yukarı kaldırmak. Beslemek.

Raise a blockade : Ablukayı kaldırmak.

Raise a check : Sahtecilik yaparak bir çekin değerini artırmak.

Raise a claim : Bir iddiada bulunmak. Bir iddia öne sürmek.

Raise a hand : El kaldırmak.

Raise an objection : İtiraz etmek. İtirazda bulunmak.

Raise an issue : Bir konu ileri sürmek. Bir konu ortaya atmak. Bir tartışma maddesi yaratmak. Sorun çıkarmak.

 

Raise a stink : Şikayetçi olmak. Şiddetle itiraz etmek. Hır çıkarmak. Sorun yaratmak. Kıyameti koparmak. Olay çıkarmak.

Raise a siege : Düşmanı çekilmek zorunda bırakmak. Kuşatmayı kırmak.

Raise a question : Konuyu gündeme getirmek.

İngilizce Rais Türkçe anlamı, Rais eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rais ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skid : Kaymak. Her köşesinde lastik bir tekerlek bulunan, alıcıların üç ayağı, köşelerine yerleştirilince hem sallantısız hem de devinimli bir araç biçimi alan üçgen. Takoz koymak. Tekerlekli üçgen. Kızaklamak. Savrulmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Patinaj yaptırmak. Kaydırmak. Kaymak (araba).

Torrent : Şiddetli yağmur. Taşkınca akan su. Sağanak yağış. Birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen akıntı. Eğimli yamaçların, özellikle bitki örtüsünden yoksun olanlarda görülen boyları kısa, ancak aşırı eğimleri nedeniyle yeğin yağmurlardan sonra bol su taşıyan, hızlı akışlı düzensiz akarsular. Birdenbire kabaran ve aynı hızla çekilen nehir. Lav seli. Sağanak. Yoğun su akımı.

Pinnacle : Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Tepe. Sivri tepeli kule. Tepe nokta. Çatı kuleciği. Doruk. Kule. Pinakolo. Zirve. En yüksek çekit.

Downfall : Yıkılma. Mahv. Sağanak. İnkıraz. Ani yağış. Yıkılış. Yağış. Çöküş. Düşme. Mahvolma.

Waterspout : Sağanak yağış. Deniz hortumu. Su hortumu. Oluk. Sağanak. Suyun aktığı musluk. Şiddetli ve ani yağmur. Drenaj kanalı. Tornado veya hortum nedeniyle suyun kabarması ve yukarı çekilmesi. Hortum.

Move : Teklif etmek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma. Kımıldamak. Kıpırdanmak. Oynamak. Taşıma. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kımıldatmak. Tahrik etmek. Hareket ettirmek.

 

Wind : Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boş laf. Dolanmak. Dolaşmak. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Bükülmek. Soluğunu kesmek. Açmak (yol). Sarmak. Soluk.

Uprise : Yükselmek. Daha yukarı çıkarmak. Yukarıya çekmek. Ayaklanma. Ayaklanmak. Tırmanmak. İsyan. Kabarmak. Yükseğe çıkarmak.

Elevate : Yükseltmek. Terfi ettirmek. Aklı veya ruhu geliştirmek. Kaldırmak. Cesaretlendirmek. Yüceltmek. Namluya yükseliş vermek.

Rais synonyms : hike up, trice up, rai, shower, gather up, run up, erect, railers, rainstorm, move up, levitate, lift, precipitation, come up, jack, soaker, mizzle, lift up, pick up, pelter, heighten, trice, get up, underlay, rain shower, rainfall, hike, jack up, chin up, rise, displace, boost, bring up.

Rais zıt anlamlı kelimeler, Rais kelime anlamı

Lower : Düşürmek. Kırmak (gurur). Eder indirimi. Karartmak. Küçültmek. Surat asmak. Küçük düşürmek. İndirmek. Alçaltmak.

Fall : Dökülmek. Karanlık bastırmak. Kötü yola düşmek. Oturmak (laf). Vurmak. Rastlamak. Yağmak. Yatağa düşmek. Yaralanmak.

Decrease : Eksilmek. Düşüş. Azalmak. Eksiltme. Küçülmek. Eksilme. İnişe geçmek. Küçültmek. Düşmek. İnmek.

Rais ingilizce tanımı, definition of Rais

Rais kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as 2d Reis.