Ravelled türkçesi Ravelled nedir

Ravelled ile ilgili cümleler

English: She travelled around Europe.
Turkish: O, Avrupa'da dolaştı.

English: Have you ever travelled by plane?
Turkish: Hiç uçakla yolculuk ettin mi?

English: Have you ever travelled alone?
Turkish: Hiç yalnız seyahat ettin mi?

English: They travelled all throughout Europe with me!
Turkish: Onlar benimle Avrupa çapında seyahat etti!

English: Ali and Mary travelled together around the world for three years.
Turkish: Ali ve Mary üç yıldır birlikte dünya çapında seyahat ettiler.

Ravelled ingilizcede ne demek, Ravelled nerede nasıl kullanılır?

Be gravelled : Cevap verememek. Afallamak. Apışıp kalmak.

Gravelled : Çakıllı. Çakıl döşenmiş.

Travelled : Seyahat konusunda deneyimli. Çok seyahat etmiş. İşlek. Çok gezmiş.

Unravelled : Sökük. Çözük. Sökülmüş.

Untravelled : Dar görüşlü. Kullanılmayan (yol).

Commercial traveller : Gezici satış görevlisi. Gezici satış temsilcisi. Seyyar satış memuru. Tecimciler adına ve sayışımına gezerek mal satan ya da mal verme işlemi kabul eden kişi. Seyyar ticaret acentası. Gerici tecim görevlisi. Satış temsilcisi. Seyyar ticarethane memuru.

Space traveller : Uzay yolculuğu. Uzay seyahati.

 

Ravellers : Açmak. Çözmek. Çözülmek. Tel tel ayırmak. Karışıklık. Sökülmek. Dolaştırmak. Sökmek. Karıştırmak. Dolaşıklık.

Travellers : Gezgin. Seyyah. Seyahat eden kimse. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Yolcu. Turistler. Gezginler.

Town traveller : Sürümcü. Bir tecimevi adına genel satağı dolaşıp mal ısmarlanılması ve istekli bulunulmasını sağlamakla görevlendirilen kişi.

İngilizce Ravelled Türkçe anlamı, Ravelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ravelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Raveller : Karışıklık. Dolaşıklık. Açmak.

Migrant : Göçmen kuş. Göçmen. Muhacir. Göçebe. Göçer.

Disjoint : Parçalarına ayırmak. Ek yerlerinden ayırmak. Ayrışık. Eklem yerinden ayırmak. Yerinden çıkarmak. Birleştiği yerden ayırmak. Parçalamak. Ayırmak. Dağıtmak.

Arrival : Ortaya çıkma. Muvasalat. Gelen kimse. Varış. Gözükme. Geliş. Gelme. Gelen şey. Mal girişi. Erişim.

Rover : Serüvenci. Gezgin. Avare. Korsan. Kaba bükme makinesi. Oradan oraya göçen kişi. Serseri kimse. İzci (ergin). Uzun mesafe hedefi (okçuluk). Hedef (okçuluk).

Deciphers : Kod çözmek. Deşifre etmek. Şifre çözmek. Anlamını çözmek. Kod açmak. Kripto çözmek. Yorumlamak. Şifreyi çözmek. Çözmek (şifre vb).

Dash : Hayal kırıklığına uğratmak. Fırlatmak. Kısa çizgi. Düş kırıklığina uğratmak. Tire. Saldırmak. Yıkmak. Savrulmak. Parçalamak. Karalamak.

Rafter : Kiriş. Raft yarışçısı. Sal yapan kimse. Kalas. Çatı kirişi. Çatı merteği. Salcı. Bağlama merteği. Mertek. Rafting yapan sporcu.

Be effective : Etkili olmak. Tesirli olmak. Etkin olmak. Yürürlükte bulunmak. Etkisi olmak. Hüküm doğrumak.

 

Come away : Terk etmek. Kayıp gitmek. Kopuvermek. Ayrılıp gelmek. Ayrılmak. Yerinden çıkmak. Yerinden oynamak. Çekilmek. Terketmek.

Ravelled synonyms : migrator, air traveler, hosteller, natator, business traveler, soul, amalgamates, disjointing, foreigner, admixes, detaches, decode, ravelling, journeyer, assoil, carrier, walker, browse, amalgamate, disintegrates, come unfastened, pedestrian, swimmer, detaching, enlace, demounts, blent, deciphering, compounding, disincorporate, add, bather, rider.

Ravelled zıt anlamlı kelimeler, Ravelled kelime anlamı

Provincial : Geri kafalı. Taşraya ait. Kaba. İle ait. Taşra. Taşralı kimse. Geri. Görgüsüz. Taşralı. İl.

Citizen : Vatandaş. İkamet eden kimse. Hemşehri. Sakin. Yurttaş. Uyruklu. Sivil kimse. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Tebaa.