Recordings türkçesi Recordings nedir
Recordings ile ilgili cümleler
English: I try to watch live TV as much as possible instead of recordings.
Turkish: Kayıtlar yerine mümkün olduğu kadar çok canlı TV izlemeye çalışıyorum.
Recordings ingilizcede ne demek, Recordings nerede nasıl kullanılır?
Recording barometer : Yazıcı barometre.
Recording clerk : Zabıt katibi. Yazıcı.
Recording control : Kayıt denetimi.
Recording density : Kayıt yoğunluğu. Kaydetme yoğunluğu.
Recording device : Kayıt elemanı. Kayıt aygıtı.
Recording industry association of america : Amerika plakçılar endüstrisi birliği. Amerikan müzik yapımcılarının profesyonel organizasyonu. Rıaa.
Recording lamp : Işıklama ışıtacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinem.optik seslendirme dizgesinde duyarkat üzerine çeşitli yollardan ve değişik biçimlerde düşürülecek ışığı sağlayan kaynak.
Recording director : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirme, yeniden seslendirme çalışmalarını yöneten kimse; ses takımının başkanı. tv. bir televizyon yayınının ses yayınından sorumlu kimse. Ses başyönetmeni.
Recording head : Mıknatıslı görüntü aygıtında, görüntüleri mıknatıslı kuşak üzerine saptayan kafa. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşitli ses aygıtlarında sesin saptanmasını sağlayan kafa. (bant) kayıt kafası. Seslendirme kafası. Saptama kafası.
Recording instrument : Kaydedici aygıt. Kaydedici alet. Kaydedici ölçme aleti. Kaydedicili ölçü aleti.
İngilizce Recordings Türkçe anlamı, Recordings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Recordings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Registrations : Kaydetme. Tescil. Taahhütlü göderme.
Enlistment : Gönüllü yazılma. Sağlama. Asal (asker alma). Askere alma. Kaydedilme. Askerlik. Gönüllü asker kaydı. Elde etme. Askere alınma.
Attention : Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlgi. Dikkat. Yoğulum. İhtimam. Aldırış. Belli bir noktaya odaklanma. Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk ile bitişik kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum. (cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu. bütün kas aygıtının duruk (statik) çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur.). Özen.
Entry : Methal. Kapı. Bildirge. Yazılım. Ayrıç. Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. Kalem. Sahneye çıkma. Girdi. Antre.
Lip sync : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dudak eşlemesi. Pleybek. Sözlendirmede, görüntülükteki görüntüde yer alan dudak devinimlerine uygun ses çıkarma. (bu eşleme, hem süre bakımından (yani sesin, dudak oynadığı vakit çıkıp durduğu vakit kesilmesi), hem de biçim bakımından (yani dudağın aldığı biçime uygun ses çıkarılması) yapılır). konuşmalarda, ses ile görüntünün birlikte saptanması.
Paper tape : Kağıt şerit (bilgisayar). Kağıt bant. Kağıt şerit.
Enlistments : Askerlik. Askere alma. Sağlama. Elde etme. Askere yazılma. Kaydedilme. Gönüllü asker kaydı. Askere alınma. Gönüllü yazılma.
Sign : Belgi. Bir sayının olumlu ya da olumsuz olduğunu gösteren cebirsel simge. İşaret. İmza altına almak. Bir şeyi belli etmek ya da başkalarından ayırmak için kullanılan biçim, çizgi ya da resim. İfade. Bir yanıtlayıcının soru çizinliğinde yanıtını dile getirmek üzere yaptığı belirtim ya da kimliğini belirtmek üzere kullandığı simge. İmza atmak. Hasta hayvanların genel durumunda veya organlarında klinik muayenelerle veteriner hekim tarafından saptanabilen ve normal hayvanlarda görülmesi olağan sayılmayan, anatomik, fizik, şimik ve işlevsel değişiklikler, araz, bulgu, beldek. Sözleşmeyle işe girmek.
Braid : Örmek. Örülmüş şey. Örmek (saç). Tutturmak. Şerit. Saçını örmek. Saç örgüsü. Saçını örgü yapmak. Kordon. Bağlamak.
Chronicled : Vakayiname. Günün olayları. Kronolojik yazılmış tarih. Tarih yazmak. Kronik. Kaydetmek (sırasıyla). Kroniğini çıkarmak. Kaydetmek. Tarih.
Recordings synonyms : lip synch, lip synchronisation, bologram, bolograph, headbands, enrollment, hairbands, records, hairband, history, fasciae, court plaster, fascias, transcription, chronicle, speech record, inscription, histories, filleting, condition, enrolments, archive, books, fascia, enrollments, lip synchronization, entries, chromatogram, headband, archives, fillets, tape recording, recording.

Bu kısımda Recordings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Recordings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Recordings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Recordings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.