Rectovaginal fistula türkçesi Rectovaginal fistula nedir

  • Daha çok kısraklarda vajinanın üst, rektumun alt duvarının anüs ve vulvanın ön tarafında yırtılması sonucu biçimlenen fistül, anüs vajinalis, kloaka konjenita.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kloaka konjenita.
  • Rektovajinal fistül.

Rectovaginal fistula ingilizcede ne demek, Rectovaginal fistula nerede nasıl kullanılır?

Rectovaginal : Rektovajinal. Rektum ve vajinayla ilgili olan.

Fistula : Fistül (medikal tıp terimi). Deri yüzeyi ile vücut boşlukları arasında oluşan anormal kanal. Çıban. Akınak. Akarca. Doğuştan veya sonradan oluşan,bir organdandiğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, normal dışı tüp benzeri geçiş veya kanal. Fistül. İki epitelyal yüzey arasında oluşan anormal kanal.

Rectovaginal insemination : Rektovajinal tohumlama. Bir elin rektuma sokulup serviksin tespit edildiği, diğer elle de önceden hazırlanmış olan kataterin önce vulva ve vajinadan daha sonra da serviksten geçirilerek yapılan bir yapay tohumlama tekniği.

Rectovaginal tear : Rektovajinal yırtık. Daha çok kısraklarda güç doğumların bir komplikasyonu olarak biçimlenen değişik derecelerde (ı, ıı, ııı ve ıv) zaman zaman rektum duvarını da içine alan yırtıklar.

Anal fistula : Anal fistül.

Arteriovenous fistula : Arteryo-venöz fistüller. Arteryovenöz fistül. Doğuştan veya fiziksel travma, yakın yerleşimli damarları tutan yangısal nekroz, neoplastik infiltrasyon veya arteryel bir anevrizmanın venaya açılması gibi kazanılmış nedenlerle, atardamar ve toplardamar arasında oluşan bağlantı veya kanal. en çok bacaklarda dalgalanma gösteren şişkinlikler biçiminde görülür.

 

İngilizce Rectovaginal fistula Türkçe anlamı, Rectovaginal fistula eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rectovaginal fistula ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdomen : Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karnın altı. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Rectovaginal fistula synonyms : cloaca congenita, abdominal fat necrosis, a clay, abattoir, a amplitude mod, a c syndrom, a crochordon, abdominal palpation.