Red spots türkçesi Red spots nedir

Red spots ile ilgili cümleler

English: He has red spots all over his body.
Turkish: Vücudunun her tarafında kırmızı benekler var.

Red spots ingilizcede ne demek, Red spots nerede nasıl kullanılır?

Red : Kızıl saçlı. Al. Kırmızı. Kızıl. Kızılderili. Kızıl tüylü. Solcu. Kızarmış. Rus. Değersiz.

Spots : Noktalar. Benekler. Peşin para ile alınan şeyler. Hemen teslim edilen mallar. Benek hastalığı. Sahne ışıkları.

Red admiral : Kelebek.

Red ant : Kızılkarınca. Ateş karıncası. Kırmızımsı renkte olup, ormanlarda yaşayan ve kimi yaprak solucanlara arakonakçılık edebilen karınca; orman karıncası, kırmızı orman karıncası. Kırmızı orman karıncası. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymoneptera) takımından, kırmızı renkli, yuvasını ormanlar içinde kocaman yığınlar halinde yapan, zehir dikenleri olmayan, sosyete meydana getiren, pupaları kuşlara yem olan bir tür. orman karıncası.

Red army : Sovyet ordusu. Eski sovyetler birliği'nin ordusu. Kızıl ordu.

Red army choir : Eski sovyetler birliği ordusu'nun ünlü şarkı grubu. Kızıl ordu korosu.

Red army orchestra : Kızıl ordu orkestrası. Kızıl ordu'nun (eski sovyetler birliği'nin ordusu) resmi orkestrası.

 

İngilizce Red spots Türkçe anlamı, Red spots eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Red spots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impetigo : İmpetigo. Empetigo. İrinli isilik. İltihaplı isilik. Genellikle stafilakoklar’a bağlı olarak biçimlenen, derinin yüzlek, irinli yangısı, impetigo, yüzeysel bakteriyel piyoderma. yeni doğan domuzlarda yüz bölgesinde, ineklerde ise meme başlarında görülür.

Hickeys : Tertibat. Alet. Ivır zıvır. Kusur. Zamazingo. Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık. Şey. Adı anımsanmayan şey. Baskı kusuru.

Pustulation : Püstülasyon. Sivilcelenme. Çıbanlaşma. Kabarcık.

Pustule : Çıban. İrinli kesecik. Deride veya kornea üzerinde oluşan irin içeren, ince duvarlı, küçük irinli kabarcık. Kabarcık. Pustul. Kabartı. Cerahatle dolu kabarcık, sivilce. Püstül.

Pustules : İrinli kesecik. Çıban. Kabarcık. Kabartı. Püstül.

Hickey : Kusur. Zamazingo. Alet. Emme veya ısırma sonucu deri üzerinde oluşan kırmızı iz. Şey. Ateşli bir öpücük sonrası cilt üzerinde kalan kızarıklık. Tertibat. Baskı kusuru. Boru bükme aleti.

Carbuncles : Kızıl renk. Kızılyara. Lal taşı. Yakut. Kan çıbanı. Lal. Çıban. Kızıl renkli ziynet eşyaları. Karaçıban.

Pimples : Kabarcık. Kabarcıklar.

Carbuncle : Deri ve deri altı dokularının nekrozuyla birlikte kıl foliküllerinin ve yağ bezlerinin irinli yangısı. akut yerel lenf damarı ve lenf yumrusu yangısıyla birlikte görülür ve genellikle staphylococcus aureus’tan kaynaklanır. Kan çıbanı. Kızıl renk. Şirpençe. Kızıl renkli ziynet eşyaları. Karaçıban. Kızılyara. Lal taşı.

Pimple : Sivilcelenmek. Fiske. Kabarcık.

Red spots synonyms : bleb, pustulate, pimpling, acne, superficial bacterial pyoderma.