Redounds türkçesi Redounds nedir

Redounds ingilizcede ne demek, Redounds nerede nasıl kullanılır?

Redound : Gerektirmek. İyi etkilemek. Sonuçlanmak. Gerilemek. Neticelenmek. Arttırmak. Katkıda bulunmak. Artırmak. Kazandırmak. Yararı olmak.

Redounded : Kazandırmak. Yararı olmak. Gerektirmek. Artırmak. Neticelenmek. Sonuçlanmak. İyi etkilemek. Katkıda bulunmak. Arttırmak. Gerilemek.

Redounding : İyi etkilemek. Artırmak. Kazandırmak. Arttırmak. Gerilemek. Neticelenmek. Yararı olmak. Gerektirmek. Sonuçlanmak. Katkıda bulunmak.

Redouble : Tekrarlanmak. Büyük ölçüde artmak. Yansılamak. İki misline çıkarmak. Artırmak. İki katına çıkmak. Tekrarlamak. İki katına çıkarmak. Yeniden katlamak. Büyük ölçüde arttırmak.

Redoubled : Artırmak. Yeniden katlamak. İki misline çıkarmak. Tekrarlamak. İki katına çıkarmak. İki katına çıkmak. Tekrarlanmak. Büyük ölçüde artmak. Yansılamak.

Redoublement : İlk saldırıya çelgi alıp karşılık vermeyen ya da ilk saldırıyı yalnız bir çekilme, bir savma ile geçiştiren karşı yarışmacıya, aynı saldırıyı tekli ya da bileşik olarak uygulama. Yineleme.

Redoubling : Yeniden katlamak. Yansılamak. Büyük ölçüde artmak. İki misline çıkarmak. Tekrarlanmak. Artırmak. İki katına çıkmak. Tekrarlamak. İki katına çıkarmak.

 

Redoubted : Heybetli. Cesur. Korkunç. Yürekli.

Redoubting : Tahkimli mevzi. Palanka. Tabya.

Redoubt : Tahkimli mevzi. Tabya. Palanka.

İngilizce Redounds Türkçe anlamı, Redounds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Redounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Multiply : Çarpmak. Yayılmak. Türemek. Çoğaltmak. Artmak. Çarp. Çoğalmak.

Jingle : Şıngırtı. Şıkırdatmak. Şıkırdamak. Şakırdamak. Basit vezinli şiir. Çalmak. Çınlamak. Şıngırdamak. Şıngırdatmak. Tıngırdatmak.

Backfire : İstenilenin aksi olmak. Erken ateşlemek. Geri tepmek (motorun ateşi). Olumsuz sonuç vermek. Geri tepme. Ters gitmek. Erken ateşlenmek (iç yakımlı motorlarda). İstenmeyen sonuçlar vermek. Aleyhine dönmek. Geri tepmek.

Dictate : Emretmek. Dikte etmek. Yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Etkilemek. Belirlemek. İmla yazdırmak. Söyleyerek yazdırmak. Söylemek.

Reecho : Yansıtmak. Yankılamak. Yankılanmak. Aksettirmek. Tekrar yankılanmak.

Aggrandized : Yüceltmek. Büyütmek. Abartılmış. Abartmak. Büyütülmüş. Çoğaltılmış. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised). Çoğaltmak.

Lend : Ödünç vermek. Faizle borç vermek. İğreti vermek. Borç vermek. Eklemek. Faizle borç para verme. Katmak. Vermek.

Add to : Çoğaltmak. Ekle. Ekleme yeri. Arttırılmış etkisi olmak. Kapsamak. Eklemek. İlave etmek.

Hum : Uğuldamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hımlamak. Uğultu. Mırıldanmak. Mırıldamak (şarkı). Harıl harıl çalışmak. (şarkı) mırıldanmak. Hımlama. Vızıldamak.

 

Conduces : Neden olmak. Götürmek. Yol açmak. Yardım etmek.

Redounds synonyms : consonate, clitter, claxon, skreak, jingle jangle, scraunch, deteriorate, be out, brought, culminated, eventuates, bid up, conduced, come down in the world, availing, amplifying, contribute to, eventuated, increase, aggrandizing, profits, promotes, jack up, benefit, promote, echo, whine, make noise, compel, degrades, creak, redounded, brattle.