Reedy türkçesi Reedy nedir

  • Kamışlık.
  • Tiz.
  • Kamış gibi.
  • Kamışlı.
  • Saz dolu.
  • Kamış dolu.
  • Sazlık.
  • Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.
  • Kamış gibi ses çıkaran.

Reedy ile ilgili cümleler

English: Ali certainly is greedy.
Turkish: Ali kesinlikle açgözlü.

English: Ali is extremely greedy.
Turkish: Ali son derece aç gözlü.

English: Ali is greedy, isn't he?
Turkish: Ali açgözlü, değil mi?

English: Ali is quite greedy, isn't he?
Turkish: Ali oldukça açgözlü, değil mi?

English: Ali is greedy.
Turkish: Ali açgözlüdür.

Reedy ingilizcede ne demek, Reedy nerede nasıl kullanılır?

Reedy field : Kamışlık.

As greedy as : Kadar aç.

Be greedy for : Gözünü bir şey hırsı bürümek.

Greedy : Aç. Pisboğaz. Muhteris. Hevesli. Doymaz. Hırslı. Obur. Haris. Doyumsuz. Gözü aç.

Reed bed : Sazlık. Kamışlık.

Reed bunting : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (emberizidae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, erkek ve dişisi farklı, ergin erkekte başın tepesi ve yanları ile arkası, gerdan ve gerdanın altı siyah olan, bataklık ve sazlıklarda, ıslak çayırlarda, akarsu ve göllerin çevresindeki söğütlüklerde yaşayan, göçmen olanları kışı kuzeybatı afrika, kuzey arabistan, güney ve güneybatı asya’ da geçiren bir tür. sazlık yelvesi. Sazlık yelvesi. Bataklık kiraz kuşu. Bataklık kirazkuşu. Bataklık çintesi.

 

Reed pen : Kamış kalem.

Reed mullet : Barbunya. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, barbunyagiller (mullidae) familyasından, 25-30 cm kadar uzunlukta, pembe, kırmızı renkli, akdeniz, karadeniz ve atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür. bir tür fasulye.

Reed elsevier group plc : Dört çekirdek piyasada faaliyet yürüten başlıca faaliyet alanı kuzey amerika ve avrupa olan ve iki ana firmanın - reed elsevier plc ve reed elsevier nv ortaklaşa sahip oldukları dünyanın önde gelen yayıncısı ve bilgi sağlayıcısı (bilim & sağlık, hukuk, eğitim ve kurumlararası ticaret). Reed elsevier group.

Reed mace : Su kamışı. Şeytan mumu. Hasırotu. Hasır otu. Geniş yapraklı kofa.

İngilizce Reedy Türkçe anlamı, Reedy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reedy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sedgy : Kamışla (bataklık bitkisi türü) kaplanmış. Sazlıklarla kaplı. Sazlıklı. Kamışlarla kaplı.

Shriller : Sürekli rahatsız eden. Sürekli rahatsız eden sesler çıkaran. Cırtlak. Cırlak. Acı.

Noisy : Yaygaracı. Patırtılı. Gürültücü. Farfara. Göze batan. Velveleci. Gürültülü. Rahatsız edici. Şamatacı. Sesli.

Forthwith : Hemen. Ansızın. Gecikmeden. Derhal. Bir an önce.

Piercing : Pirsing. Delik açma. Sert. Delici. Delen. (soğuk) içe işleyen. Delme. Keskin. İçine işleyen.

Sedge : Hasırotu. İnce kamış. Saz. Ayak otu. Kamış.

Clearest : Belli. Saydam. Tam. Net. Anlaşılır. Saf. Belirli. Aşikar. Bütün.

Lean : Eğilmek. Dayamak. Fidan gibi. Verimsiz. Yağsız. Kıt. Eğri durmak. Yaslanmak. Dayanmak. Zayıf.

 

Reedy synonyms : reedlike, reed bed, reediest, morasses, reedy field, reedier, wattled, high pitched, wheezy, morass, sharpest, high toned, canebrake, shrill, shrieky, strident, reeds, shrillest, cany, shrills, thin, sedges, shrilled.

Reedy zıt anlamlı kelimeler, Reedy kelime anlamı

Quiet : Huzur veren. Yatışmak. Susmak. Dinlendirici. Sessiz. Gürültüsüz. Kuytu. Sessizlik. Kandırmak. Durgun.

Fat : Tombul. Şişko. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Semirtmek. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişman. Şişmanlatmak. Yağ. Katı yağ.

Reedy ingilizce tanımı, definition of Reedy

Reedy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covered with reeds. Abounding with reeds.