Reference electrode türkçesi Reference electrode nedir

  • Hidrojen elektrotuna karşı potansiyeli yeterli doğrulukla bilinen ve her ölçümde yinelenebilen elektrot. örn. ağ/ agcl, hg/hg2cl2; cu/cuso4.
  • Referans elektrotu.
  • Örnek elektrot.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Örnek kıvıluç.
  • Karşılaştırma elektrodu.
  • Karşılaştırma elektrotu.
  • Örnek kıvılıç.
  • Referans elektrot.

Reference electrode ingilizcede ne demek, Reference electrode nerede nasıl kullanılır?

Reference : Yararlanılan kaynak. Referans. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge. Yazıların başlarına ve sol kenarlarına konulan sayı, ya da sözcükler. bir kişi hakkında o kimsenin bilgi ve yeteneklerini ve diğer özelliklerini kapsayan belge. Gönderme. Bilirkişi raporu. Havale. Kaynakçayı işaretlemek (kitap). Kaynak kullanma (bir yazıyı hazırlarken). İlgi.

Electrode : Üşek. Elektrot. Elektrod. Elektrik kaynak çubuğu. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıvılkesimde, sıvı ortamın içine batırılıp kıvıl akım geçmesini sağlayan biri artı, öteki eksi yüklü uçlar. Elektrikucu. Bir elektrokimyasal tepkimede oluşan elektronları ortamdan uzaklaştırmak ya da gereken elektronları sağlamak için kullanılan elektronsal iletken özdek. Elektrik kutup çubuğu. Elektro.

 

Reference address : Referans adresi.

Reference book : Kaynak kitap. Başucu kaynağı. Başvuru kitabı. Başucu kitabı.

Reference books : Baştan sona okunmak için değil de gerektikçe baş vurulan (ansiklopedi, sözlük, kılavuz, kaynakça, dizin vb.) kitaplar. Danışma kaynaklar. Danışma kitapları.

Reference card : İlgi fişi. Katalogda okuyucuyu bir yerden başka bir yere göndermek amacıyla hazırlanan "bakınız" ya da "ayrıca bakınız" fişi. Gönderme fişi. Bir konunun birden çok başlıklar altında bulunması durumunda hazırlanan ve genellikle "ayrıca bakınız" göndermesini taşıyan fiş.

İngilizce Reference electrode Türkçe anlamı, Reference electrode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reference electrode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Alabaster : Sumermeri kaymaktaşından. Albatr. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Su mermeri. Kaymaktaşından yapılan. Alçı taşı. Akmermer. Sumermeri. Kaymaktaşı.

 

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Activated coal : Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkin kömür.

Aldehydes : Aldehit. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehitler.

Additive : Toplanır. Toplamsal. Çoğalan. Ek katkı. Eklenecek. Katık. Katılacak. İlave. Katkı maddesi.

Acidimetry : Asidimetre. Asit ölçümü. Asidimetri. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçme. Asitölçüm.

Reference electrode synonyms : active metals, alcoholometry, alicyclic compounds, acid salt, alcohols, aliphatic compounds.