Reference mark türkçesi Reference mark nedir

  • Kaynakça işareti.
  • İşaret.
  • Röper noktası.
  • Referans işareti.
  • Röper.
  • Nişan.

Reference mark ingilizcede ne demek, Reference mark nerede nasıl kullanılır?

Reference : Bilirkişi raporu. Yararlanılan kaynak. Ağzına alma. İlgi. Söz etme. Üstüne alma, önerme, bilgi verme. bir nesnenin oluşunu başka bir nesnenin sonucu olarak sayma, ya da bir nesneyi bir başkasından çıkmış olarak gösterme. Başvurma. İma. Ait olma. Bakma.

Mark : Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. İşaret. Not. Marke etmek. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Etiket. Lekelemek. Yara izi. İşaret koymak. Göstermek.

Annotation reference mark : Ek açıklama referans imi.

Footnote reference mark : Dipnot referans imi.

Reference address : Referans adresi.

Reference book : Kaynak kitap. Başucu kitabı. Başvuru kitabı. Başucu kaynağı.

İngilizce Reference mark Türkçe anlamı, Reference mark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reference mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fixed point : Sabit kontak. Dabit noktalı. Sabit noktalı. Değişmez noktalı. Sabit nokta. Sabit çekit. Çakılı çekit. Çakılı nokta.

 

Bookmark : Kitap imi. Bir internet sitesini sık kullanılanlara eklemek. Kalınan yer imi. Kitap ayracı. Kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton. Kitabın üzerine konulan özel ad ya da im. Yer imi. Sayfa işareti. Kitapta kalınan sayfayı belirtmek için sayfa arasına konan herhangi bir şey.

Device : Aygıt. Plan. İstek. Oyun. Donanım. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Yol. Aparat.

Butt : Hedef. Kafa atmak. Tos. Süsmek. Dipçik. İzmarit. Popo. Uç uca gelmek. Boynuzlamak. Karışmak.

Affiances : Ahdetmek. Güven. Söz takmak. İnanç. Nişanlamak. Nişanlanmak. Nişanlanma. Söz kesmek. Sözlenmek.

Beaconed : Alandaki işaret ışıkları. Radyofar. Parıldak. İşaret ışığı. Yol gösterici. İşaretlemek. Yol göstermek. İşaret ateşi. İşaret koymak.

Distinction : Ayırım. Şan. Ayırtım. Yükselme. Şeref. Şöhret. Ün. Saygınlık. Açıklık.

Aiming : Nişan alma. Yöneltme. Konumlama. Büyük amaç. Niyeti olma. Tevcih. Mücadele. Gezleme. Nisan alma.

Affiance : Nişanlanma. Nişanlamak. Ahdetmek. İnanç. Güven. Nişanlanmak. Söz takmak. Sözlenmek. Söz kesmek.

Badges : Rozet.

Reference mark synonyms : augury, affiancing, auguries, clew, betrothals, clews, referencing, character, landmark, clueing, charactered, reference point, bodement, devices, characters, auspicate, bench mark, beacon, decoration, decorations, desponsation, badge, clue, betrothal, butts, benchmark.