Reflected türkçesi Reflected nedir
- Düşünüp taşınmak.
- Düşünmek.
- Yansıtılan.
- İfade etmek.
- Yansıtılmış.
- Yansıtmak.
- Aksettirmek.
- Geri dönmüş.
- Yansımış.
- Yansıyan.
Reflected ile ilgili cümleler
English: The mountains are reflected in the lake.
Turkish: Dağlar gölde yansıyor.
English: I reflected on my happy school days.
Turkish: Mutlu okul günlerimi derinlemesine düşündüm.
English: She reflected on what she had done.
Turkish: Yaptığını yansıttı.
English: The moonlight reflected on the lake.
Turkish: Ay ışığı göle yansımıştı.
English: Ali reflected on what he had done.
Turkish: Ali ne yaptığını düşündü.
Reflected ingilizcede ne demek, Reflected nerede nasıl kullanılır?
Reflected binary code : Yansıtılmış ikili kod.
Reflected glare : Bakılan, ya da bakılana yakın bir yüzeyden, bir ışık kaynağının düzgün yansımayla gözkamaştırması. bk. düzgün yansıma, göz kamaşması. Yansımayla göz kamaşması.
Reflected light : Yansıyan ışık. Yansımış ışık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir konunun yüzeyinden yansıyan ışık; bu ışığın niceliği. gelen ışık karşıtı.
Reflected ray : Yansımış ışın.
Reflected upon : Hatalı bulmak. Kusur bulmak. Ayıplamak.
Be reflected : Yansımak. Vurmak. Yansıtılmak.
Reflect on : Kafa yormak. Hatalı bulmak. Ayıplamak. Kusurunu göstermek. Derinlemesine düşünmek. Yansımak. Kusur bulmak. -i iyice düşünmek.
Reflect upon : Hatalı bulmak. Derinlemesine düşünmek. Kusur bulmak. Kafa yormak. Ayıplamak.
Reflected wave : Yansıma dalgası. Yansıyan dalga. Herhangi bir engele çarptıktan sonra alıcı dalgalığa ulaşabilen elektromıknatıs dalga. yansımamış dalga karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansımış dalga.
Reflect credit upon somebody : Onur vermek. Şereflendirmek.
İngilizce Reflected Türkçe anlamı, Reflected eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reflected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
The mirror : Ayna tutmak. Göstermek. Yansıtma. Ayna. Yansıma. Gözgü. Aksetmek. Sansasyonel hikayeleri ile tanınan günlük ingiliz tabloid gazete.
Account : Göz önünde tutma. İtibar. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği. Sebep. Gözüyle bakmak. Saymak. Sayışım. Rapor. Hesap vermek. Olarak görmek.
Conveys : Yaymak. Taşımak. Devretmek. İletmek. Götürmek. Yollamak. Nakletmek. İblağ etmek. Getirmek.
Amount : Toplama ulaşmak. Varmak. Nicelik. Önem. Toplam. Tutar. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Meblağ. Değer. Anlamına gelmek.
Balance : Dengelemek. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Dengeli olmak. Denge. Dengeyi sağlamak. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Bilanço. Denge kurmak. Dengede durmak. Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
Cerebrates : Beynini çalıştırmak.
Passed on : Gecikmeden gitmek. Vefat etmek. Devretmek. Ölmek. Karar vermek. Devam etmek. Geçirmek. Geçmek. İlerlemek.
Externalizes : Dışsallaştırmak. Dışlamak. Haricileştirmek. Maddileştirmek. Dışa vurmak. Açığa vurmak. Cismanileştirmek. Dışında bırakmak.
Be enunciative of : Anlatmak.
Reverberated : Yansımak (ışık). Yansımak. Yankılanmak. Yankı yapmak. Yankılamak. Aksetmek.
Reflected synonyms : echolike, cerebrated, mirrors, allowing, cogitate over, echoed, cogitating, image, echoic, cogitate, contemplate, reechoed, associate, echo, bethought, connotes, cast about, calculate, chews, cogitates, calculates, cogitated, breathes, breathe, reflexive, conceives, bounced, conceive, reflecting, pass on, couch, throw back, debated.
Reflected zıt anlamlı kelimeler, Reflected kelime anlamı
Reflected antonyms : unreflected.
Reflected ingilizce tanımı, definition of Reflected
Reflected kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Thrown back after striking a surface. As, reflected light, heat, sound, etc.

Bu kısımda Reflected kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reflected ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reflected anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reflected ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.