Regard as türkçesi Regard as nedir

  • Telakki etmek.
  • Kabul etmek.
  • Bilmek.
  • Gibi görmek.
  • Gözüyle bakmak.
  • Görmek.
  • Olarak görmek.
  • Gözü ile bakmak.
  • Saymak.
  • Nazarıyla bakmak.

Regard as ingilizcede ne demek, Regard as nerede nasıl kullanılır?

Regard : Önemsemek. Bakmak. Takdir. Dikkat. Anlamlı bakış. Bakım. Saygınlık. Hürmet. Beğeni. İlişki.

As : İrken. Çünkü. Gibi. Olduğu gibi. Olarak. Rağmen. İken. Dahi. -dikçe.

Regard as possible : İhtimal vermek.

Regard with disfavor : Beğenmemek. Hoşlanmamak.

Regard with disfavour : Beğenmemek. Hoşlanmamak.

Regarded : Önem vermek. Saygı duymak. Hesaba katmak. Göz önüne almak. Ait olmak. Addedilen. Bakmak. Takdir etmek. İlgili olmak. Çok beğenmek.

İngilizce Regard as Türkçe anlamı, Regard as eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regard as ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in on : Paylaşmak. Bir eylemin içinde olmak. Katılmak. Payı olmak. Dahil olmak. Bir eyleme katılmak. Haberi olmak. Bir şeyin içinde yer almak. Bir plana dahil olmak.

Beholds : Dikkatle bakmak. Gözlemlemek. Farkına varmak. Dikkat etmek. Bakmak. Seyretmek.

Be wise to : Haberi olmak. Mantıklı olmak.

Behold : Seyretmek. Bakmak. Gözlemlemek. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Farkına varmak.

Calculate : Düşünüp taşınmak. Tasarlamak. Endazeye vurmak. Planlamak. Hesap yapmak. Hesaplamak. Güvenmek. Tahmin etmek. Bel bağlamak.

 

Acquiescence : Kabul etme. Uysallık. Muvafakat. Zımni icazet. Rıza. Kabul. İttihaz. Razı olma. İtiraz etmeden razı olma.

Be cognizant of : Farkında olmak. Haberdar olmak.

Rate : Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Göreli hız. Sınıflandırmak. Farzetmek. Birim zamanda alınan yol ile ölçülen devinim niceliği. bir kimyasal tepkimede ürünlerin birim zamandaki oluşum niceliği. Addetmek. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Değerlendirmek. Hak etmek. Değer biçmek.

Acquaint : Bildirmek. Vakıf olmak. Tanıtmak. Haber vermek. Haberdar etmek. Bilgi vermek. Tanışmak.

Acceded : İktidara gelmek. Razı olmak. Tahta çıkmak. Yanaşmak. Yönetime geçmek. Katılmak. İş başına gelmek. Uymak. Yerine getirmek.

Regard as synonyms : account, accede, acknowledge, deeming, accedes, acquiesce, beholding, treat as, abideth, cognize, accede to, considers, espies, acquaints, beheld, be conscious of, classing, esteem, consider, class, cognise, esteems, rates, calculates, cognises, accept, be up to, cognised, acquiescing, acquiesces, assumes, acknowledging, allow.