Regional planning türkçesi Regional planning nedir
- Bölge planlaması.
- Bölgesel tasarlama.
- İktisat alanında kullanılır.
- Bölge planlama.
- Bölgesel planlama.
- Belirli bir bölgenin kalkınmasını sağlamak amacıyla geliştirilen ve bölge düzeyinde uygulanması öngörülen politikalar bütünü. krş. iktisadi planlama, kalkınma planı.
Regional planning ingilizcede ne demek, Regional planning nerede nasıl kullanılır?
Regional : Lokal. Mahalli. Mevzii. Yerel. Yöresel. Bölgeye ait. Rejyonel. Bölgesel.
Planning : Tasarım. Tasarlama. Planlama. Kıt kaynaklarla belli ereklere varabilmek için, gereksinmelerin ve kaynakların, uzun dönemler için belli ussal önceliklere uyularak dengelenmesi eylemi. kentler ve kasabalar için düzentasar hazırlama ve uygulama işi. Planlama yapma. Tek noktalı kesme aleti kullanarak metal yüzeylere şekil verme. Düzene sokma. Projelendirme. Plancılık.
Regional anesthesia : Rejiyonal anestezi. Bölgesel anestezi. Rejyonel anestezi.
Regional boarding school : Yatılı bölge okulu. Öğrenim çağındaki okulsuz köy çocuklarına ilk ve ortaokul eğitimi sağlayan parasız yatılı okul.
Regional collective defense : Bölgesel kollektif savunma.
Regional cooperation for development : Türkiye, iran ve pakistan arasında iktisadi ve sosyal işbirliğini geliştirmek amacıyla 1962 yılında kurulup 1977 yılında imzalanan anlaşma ile hukuki bir nitelik kazanan, 1979 yılında etkinliğine son verilen ve 1985 yılında ekonomik işbirliği örgütü adıyla etkinliğine yeniden başlayan örgüt. Kalkınma için bölgesel işbirliği örgütü. Kalkınma için bölgesel işbirliği.
İngilizce Regional planning Türkçe anlamı, Regional planning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Regional planning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Regional planning synonyms : a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, a change in supply, abolition of forced labour convention.

Bu kısımda Regional planning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Regional planning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Regional planning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Regional planning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.