Regular market türkçesi Regular market nedir

  • Alım ve satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliğine göre karşılandığı taşınır değer piyasası.
  • Birinci pazar.
  • Ana pazar.
  • İktisat alanında kullanılır.

Regular market ingilizcede ne demek, Regular market nerede nasıl kullanılır?

Regular : Normal. Kural. Yoluna göre. Müdavim. Mutat. Tam. Muvazzaf. Meslekten. Güzel biçimli. Dilb.düzenli.

Market : Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Pazarlamak. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Satışa çıkarmak. Satak. Çarşıda alışveriş etmek. Borsa. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Genel satak. Pazar.

Regular account : Normal hesap.

Regular coast : Düzenli kıyı. Dalga, akıntı ve bunlara yardımcı olarak akarsu gibi dışgüçlerin ortak çalışmalarıyla çıkıntıları aşındırılıp geriletilmiş, girintileri doldurulmuş, böylece düzleştirilerek olgunlaştırılmış kıyı.

Regular curve : Düzenli eğri.

Regular estimator : Düzenli tahmin edici. Düzenli kestirici.

İngilizce Regular market Türkçe anlamı, Regular market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regular market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Regular market synonyms : abnormal budget, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, a shift in supply, ability rent, a pass through certificate.