Relative wants türkçesi Relative wants nedir

  • Göreli gereksinim.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yaşamsal açıdan zorunlu olmayan sosyal ve kültürel nitelikteki gereksinimler.

Relative wants ingilizcede ne demek, Relative wants nerede nasıl kullanılır?

Relative : Akraba. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yakın. İzafi. İlgi zamiri. Oranlı. İlgili. Özdeş türden başka bir şeyle karşılaştırılarak ölçülen ya da değerlendirilen (nicelik). Bağıntılı. Karşılaştırmalı.

Wants : İhtiyaçlar. İstek. Yokluk. İhtiyaç. İstenen şeyler.

Relative address : Göreceli adres. Göreli adres. Bağıl adres. Bir taban değerine göre adres. gerçek adres taban adresiyle göreli adresin toplamından oluşur.

Relative adverb : İlgi zarfı. İlgi belirteci.

Relative altitude : Kademelenme. Bağılyükseklik. Herhangi bir yerin (örneğin bir dağın), anataban düzeyi olan deniz yüzünden değil de, kendi tabanına göre ölçülen yüksekliği. Nispi irtifa.

Relative atomic mass : Nispi atom kütlesi. İzafi atomik kütle.

İngilizce Relative wants Türkçe anlamı, Relative wants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relative wants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Relative wants synonyms : relative needs, a change in individual demand, a type mutual funds, a change in demand, relative requirements, a change in supply, a shift in demand, abnormal budget receipts, a group shares.