Remanded türkçesi Remanded nedir

  • Geri göndermek (tutuklu).
  • Tutmak (hapiste).
  • Mahkemeye kadar tutmak.
  • İade etmek (tutuklu).
  • Mahkemesini ertelemek (tutuklu).

Remanded ingilizcede ne demek, Remanded nerede nasıl kullanılır?

Remand prison : Tutukevi. Nezarethane.

Appeal remand : Hapse geri gönderme başvurusu. Bir tutukluluğun geri gönderilmesi için yapılan başvuru. İade etme talebi.

Detention on remand : Gözaltı veya tutukluluk süresinin uzatılması.

On remand : Yargılanmasını beklemede.

Remand : Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Mahkemeye kadar tutmak. İade etmek (tutuklu). Gönderme. Geri göndermek. Mahkemesini ertelemek (tutuklu). Tutmak (hapiste). Tutuklu olarak yargılanma. İade etmek.

Remanufacturing : Yeniden imalat.

Remanufactured : Yenileştirilmiş ürün.

Remanufacture : Yeniden üretmek. Tekrar imal etmek.

Remands : Mahkemeye kadar tutmak. Tutmak (hapiste). Tutuklu olarak yargılanma. İade etmek. Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Mahkemesini ertelemek (tutuklu). İade etmek (tutuklu). Geri göndermek (tutuklu). İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Geri göndermek.

Remanding : Tutmak (hapiste). Mahkemeye kadar tutmak. Geri göndermek (tutuklu). Geri göndermek. Tutuklu olarak yargılanma. Mahkemesini ertelemek (tutuklu). İade etmek (tutuklu). İade etmek. Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. İade etmek (cezaevine veya ıslahevine).

 

İngilizce Remanded Türkçe anlamı, Remanded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remanded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Part : Tarakla ayırmak. Kısmi. Ayrılmak. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Parça. Hisse. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Ayırmak. Fasıl. Pay.

Component part : Mütemmim cüzü. Mütemmim cüz. Bütünleyici parça. Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça. Tamamlayıcı parça.

Phylactery : Hamail. Yahudi muskası. Tılsım. Muska. Musevilerin kullandığı muska.

Message : Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi. Bildiri. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Mesaj. Not. İleti. İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum. Tezkere. Haber. Resmi bildiri.

Residual : Kalıntı. Artan. Alacak ve borç arasındaki fark, kalan, artık. Tortu şeklindeki. Tortu. Artık. Kalan. Kalıcı. Bakiye.

Residuum : Çökelek. Tortu. Çökelti. Döküntü. Posa. Atık. Bakiye. Artık ürün. Kalan. Rüsup.

Residue : Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çökelti. Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça. Kalan. Kalıntı. Net tereke. Arta kalan. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan. Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler. Küspe.

Remanding : Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Geri göndermek. İade etmek. İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Tutuklu olarak yargılanma.

 

Remands : İade etmek. Geri göndermek. Tutuklu olarak yargılanma. İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek.

Remnant : Kalıntı. Parça. Artık parça. Parça kumaş. Artık. Geri kalan. Geri kalan şey. Bakiye.

Remanded synonyms : tefillin, rest, component, leftover, portion, content, balance, substance, constituent, remand, subject matter.

Remanded zıt anlamlı kelimeler, Remanded kelime anlamı

Precocious : Zamanından önce gelişmiş. Büyümüş de küçülmüş. Vaktinden önce yetişmiş. Erken büyümüş. Erken doğmuş. Bacaksız. Erken gelişmiş. Prekosiyöz.

Intelligent : Yaman. Anlaklı. Kültürlü. Zeki. İzan sahibi. Usta. Akıllı. Kabiliyetli. Anlaşılabilir. Kafalı.

Buy : Satın almak. İnanmak. Kabul etmek. Yutmak.