Repaid türkçesi Repaid nedir

  • Geri vermek.
  • Karşılık vermek.
  • Ödemek.
  • Aynen iade etmek.
  • Altında kalmamak.
  • Telafi etmek.

Repaid ile ilgili cümleler

English: Just this morning, Moustapha repaid Mary the money he owed her.
Turkish: Tam bu sabah, Mustafa Mary'den ödünç aldığı parayı ona geri ödedi.

English: After years of frustrations, finally all my effort had been repaid.
Turkish: Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.

English: Ali prepaid.
Turkish: Ali ön ödeme yaptı.

Repaid ingilizcede ne demek, Repaid nerede nasıl kullanılır?

Prepaid : Kontörlü hat. Peşin ödenen. Peşinen ödenmiş. Ön ödemeli. Ücreti önceden ödenmiş. Peşin ödenmiş. Önceden ödenen. Avans olarak verilen. Önceden ödenmiş. Masrafı ödenmiş.

Unrepaid : Telafi edilmemiş. Ödenmemiş (borç). Karşılığı verilmemiş. Geri ödenmemiş.

Repaint : Tekrar boyamak. Rötuş yapmak. Yeniden boyamak. Üzerine başka resim yapmak.

Repainted : Tekrar boyamak. Yeniden boyamak. Rötuş yapmak. Üzerine başka resim yapmak.

Repainting : Üzerine başka resim yapmak. Yeniden boyamak. Rötuş yapmak. Tekrar boyamak.

Repair enzyme : Tamir enzimi. Çift dna ipliğinde kopmuş tek iplik ya da herhangi bir şekilde zarar görmüş kısımları tamir eden dna'ya bağlı bir dna polimeraz enzimi.

Repair the file or folder : Dosyayı veya klasörü onar.

 

Repaintobject : Nesneyiyenidençiz.

Repaints : Tekrar boyamak. Rötuş yapmak. Yeniden boyamak. Üzerine başka resim yapmak.

Repair kit : Onarım kiti. Tamir takımı.

İngilizce Repaid Türkçe anlamı, Repaid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repaid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Renders : Duruma getirmek. -leştirmek. Eritip saf bir hale getirmek (yağı). Çevirisini yapmak. Hale getirmek. İfade etmek. Açıklamak. Çalmak (müzik terimi). Eritmek (yağ).

Clears : Dağılmak. Elde etmek. Ormanda alan açmak. Geçmek. Açmak. Kapatmak. Temize çıkarmak. Aşmak. Açıklamak.

Condones : Tasvip etmek. Hoş görmek. Örtmek. Kusura bakmamak. Onamak. Göz yummak. Affetmek. Bağışlamak. Görmezlikten gelmek.

Countering : Karşı çıkmak. Karşı atak yapmak. Kontra yumruk atmak. Karşı koymak. Tezgah. Karşılıkta bulunmak. Sayaç. Sayıcı. Karşı gelmek.

Handing back : İade etmek.

Pay back : Acısını çıkartmak. Borcunu ödemek. Acısını çıkarmak. Geri ödemek. Borcunu yatırmak. (borcunu) ödemek. Öç almak. Geri ödeme yapmak.

Requites : Öç almak. Mukabele etmek. Ödüllendirmek. Acısını çıkarmak. Acısını çıkartmak. Mükafatlandırmak. Karşılığını vermek.

Answer : Tatmin edici olmak. Kefil olmak. Yetmek. Karşılık. Gitmek. Uymak. Cevaplandırmak. Tanımlamak. Cevaplamak.

Anteed : Para koymak. Para sürmek. Para vermek.

Acquitting : Ayrıcalık tanımak. Muaf tutmak. Temize çıkarmak. İbra etmek. Suçsuz çıkarmak. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Aklamak. Beraat etmek.

Repaid synonyms : stay together, stay fresh, condone, requited, compense, reciprocate, counter, ante up, answered back, anted, answer back, answers, keep out, counteract, repaying, compensates, atoned, acquit, countered, redeliver, counteracts, antes, cleared, compensated, keep, ante, hand back, cede back, requite, bide, redelivers, anteing, come across with.

 

Repaid zıt anlamlı kelimeler, Repaid kelime anlamı

Change : Değişmek. Bozmak. Değişikliğe gitmek. Değiştirmek. Takas etmek. Değişime uğratmak. Değişim. Haline gelmek. Bozdurmak. Değişiklik.

Break : Kontrol etmek. Mola. Bozdurmak. Kesmek. İflas etmek. Dizginlemek. Kesme. Kırılma. Şafak vakti. Ara vermek.

Worsen : Fenalaşmak. Kötüleşmek. Daha da kötüleşmek. Beter etmek. Kötüleştirmek. Daha da kötüleştirmek. Gerilemek. Kötüleşmek (hasta). Daha kötü olmak. Daha kötü bir hale getirmek.