Reserve price türkçesi Reserve price nedir

  • Muhafaza fiyatı.
  • Açılış fiyatı (müzayede).
  • Satıcıların ellerindeki belirli bir malı satmaya razı oldukları en düşük fiyat.
  • Son fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • En düşük fiyat.
  • Rezerv fiyatı.

Reserve price ingilizcede ne demek, Reserve price nerede nasıl kullanılır?

Reserve : Biriki. Hakkı saklı tutmak. Özel bölge. Yedek, ihtiyat. İhtiyat. Çekince. Yedek. Rezerve ettirmek. Korunan doğal bölge. Abd, kanada gibi kimi ülkelerde, yerli halka, kendi töre ve geleneklerine göre yaşamaları içki bırakılmış, sınırları belli bölge.

Price : Paha. Kıymet. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyatını belirlemek. Değer biçmek. Karşılık. Değer. Paha biçmek. Ücret. Fiyat koymak.

Reserve account : Yedek hesabı. Rezerv hesap. Karşılık hesabı. İhtiyat hesabı.

Reserve army of labour : Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle. Yedek işgücü ordusu.

Reserve army of labour power : Marksist kuramda, emek yerine makinenin kullanılmasıyla üretimden alıkonulmuş veya uzaklaştırılmış, geçici ya da sürekli olarak işsiz bırakılmış, gerektiğinde çalışan kesimin ücret artışı üzerinde baskı unsuru olarak kullanılan, hazır ve düşük ücretle çalışabilecek işgücü olarak görülen kitle. Yedek işgücü ordusu.

 

Reserve assets : Yedek varlıklar. Rezerv aktifler. Karşılık varlıklar.

İngilizce Reserve price Türkçe anlamı, Reserve price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reserve price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Bedrock price : Minimum fiyat.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Bottom price : Dip fiyat. Minimum fiyat.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Reserve price synonyms : a change in supply, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a type mutual funds, minimum price, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a shift in demand, abnormal budget.