Residencies türkçesi Residencies nedir
- Konak.
- Genel vali konağı (sömürge).
Residencies ingilizcede ne demek, Residencies nerede nasıl kullanılır?
Presidencies : Cumhurbaşkanlığı. Reislik. Devlet başkanlığı. Başkanlık görevi. Riyaset. Rektörlük. Başkanlık. Başkanlık süresi.
Residence : Mesken. Ev. İşyerinde yatıp kalkma. Konut. Oturum. İkametgah. Oturma. Yaşanan yer. Sükna. Rezidans.
Residence inn : Abd kanada ve meksika'da suit oteller ağı (uzun süreli iş seyahatleri için tasarlanmış).
Residences : Sükna. Konak. Konut. İkametgah. Mesken. Oturum. Ev. İkamet. Oturma. Rezidans.
Residency : Genel vali konağı (sömürge). Konak. İhtisas dönemi.
Hall of residence : Birdem yurdu. Öğrenci lojmanı. Üniversite yurdu. Yurt.
Change residence : İkametgah değiştirmek. Konut değiştirmek. Mekanı değiştirmek. Ev değiştirmek.
Secondary residence : İkincil konut.
Declaration of residence : İkamet ilmuhaberi. İkamet beyannamesi. Bir yerleşim yerine ya da bir mahalleye yeni gelmiş kimselerin, o birimin yönetiminden sorumlu olan örgüt ve orunlara, geldiğini ve kimliğini bildirmek üzere vermek zorunda olduğu belge. Oturma bildirimi.
Senior citizens residence : Huzurevi. Yaşlılar için ev. Yaşlanmışların ikamet ettiği ev.
İngilizce Residencies Türkçe anlamı, Residencies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Residencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Halls : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Kabul salonu. Salon. Yemekhane. Hol. Yurt. Antre. Koridor.
Vicarage : Papaza tahsis edilen ev (anglikan kilisesinde). Papazlık. Papazın evi. Papaza tahsis edilen lojman (anglikan kilisesinde). Papaz evi.
Place : Oturtmak. Yerleştirmek. Yer. İş. Koymak. Yerleşim yeri. Ev. Hane. Vermek (para).
Estate : Gayrimenkul. Aşama. Durağan mal, kalıt, bırakıt gibi para ile ölçülebilen hak ve borçların tümü. Hal. Malikane. Mal mülk. Emlak. Ölen kimseden kalan mal varlığı.
Cloister : Manastıra kapamak. Tecrit etmek. Kapalı geçit. Manastır. Ayırmak. Manastıra kapatmak. Kemerli yol. Dehliz. Kapanmak. İnzivaya çekilmek.
Home : Hedeflemek. Bakımevi. (kuş) yurda dönmek. Melce. Ev. Özerklik. Yurda dönmek (kuş). Yuvasına dönmek. Yerleştirmek. Aile ocağı.
Domes : Dom. Kümbet. Kapak (kitap). Kapak kitap. Tepe zirvesi. Dosya kapağı. Kubbe. Büyük ve güzel ev. Tepe.
Dandruff : Başta olan kepek.
Host : Kutsanmış ekmek. Davet vermek. Konukçu. Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. a. bk. arakonakçı, son konakçı. Bir asalağın hayatının tümünü ya da bir kısmını içinde ya da üzerinde geçirdiği, besin ihtiyacını ve korunmasını sağladığı organizma. (konsere maça vb) ev sahipliği yapmak. Konakçı. Sunucu. Barındırmak. Ağırlamak.
House : Eve yerleştirmek. Kamara. Konut. Barınmak. Evde oturmak. Meclis. Kendi evine almak. Ev halkı. Ev. İskan etmek.
Residencies synonyms : religious residence, legal residence, bivouacked, inn, deanery, court, palace, cantonment, address, parsonage, inns, halting place, hall, bivouac, domicile, dandriff, rectory, government house, bivouacs, abode, bivouacking, manse.

Bu kısımda Residencies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Residencies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Residencies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Residencies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.