Resits türkçesi Resits nedir

  • Sınavı tekrarlamak.
  • Bütünleme sınavına girmek.
  • Tekrar sınava girmek.
  • Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek.
  • Yeniden imtihana girmek.

Resits ingilizcede ne demek, Resits nerede nasıl kullanılır?

Resit examination : İlk ve orta dereceli okullar ile üniversite ve yüksek okullarda bütünlemeye kalan öğrenciler için genellikle yaz tatili sonunda açılan sınav. Bütünleme sınavı.

Resit : Bütünleme sınavına girmek. Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek. Tekrar sınava girmek. Sınavı tekrarlamak. Yeniden imtihana girmek.

Resiting : Yeniden imtihana girmek. Başarısız olunan dersten tekrar sınava girmek. Bütünleme sınavına girmek.

Resitting : Tekrar sınava girmek. Sınavı tekrarlamak.

Resituate : Yeniden konumlamak.

Residence : Ev. Mesken. Konut. Sükna. İkametgah. İkamet. Konak. Rezidans. Oturma. İşyerinde yatıp kalkma.

Resituating : Yeniden konumlamak.

Reside in : Dayanmak. Bağlı olmak. İkamet etmek. Bulunmak (bir yerde). -e ait olmak.

Residences : Ev. Oturma. İşyerinde yatıp kalkma. İkametgah. Konut. Mesken. İkamet. Konak. Yaşanan yer. Sükna.

Reside : Bulunmak. Oturmak (ikamet vb). İkamet etmek. -e dayanmak. Etmek. Ait olmak. Oturmak. Bağlı olmak. -de ikamet etmek.

İngilizce Resits Türkçe anlamı, Resits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Live : Beslenmek. İkamet etmek. Yaşamak (hayat). Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Oturmak. Akım açık. Hayatın tadını çıkarmak. Hayatta kalmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Geçinmek.

Residue : Kalan kısım. Tortu. Çökelti. Küspe. Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler. Artık. Arta kalan. Vasiyetin paylaşımından sonra kalan parça. Kalan. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan.

Component part : Tamamlayıcı parça. Bütünleyici parça. Mütemmim cüzü. Mütemmim cüz. Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça.

Component : Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Öğe. Eleman. Komponent. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri. Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Parça. (tamamlayıcı) parça.

Remnant : Parça kumaş. Bakiye. Geri kalan şey. Kalıntı. Geri kalan. Artık. Parça. Artık parça.

Portion : Çeyiz. Cüz. Parça. Kısmet. Ayırmak. Miras hissesi. Çeyiz vermek. Bir tabak yemek. Miktar. Kısım.

Populate : İskan etmek (bir yeri). Belirli bir yerde yerleşmek. Yerleşim bölgesi haline getirmek. Yaşamak. Oturmak. İnsan yerleştirmek. Nüfusunu artırmak. Yerleştirmek. Meskun kılmak. Bayındırlaştırmak.

Rusticate : Basit yaşamak. Sade bir yaşam sürmek. Köy biçimi inşa etmek. Rustiklemek. Rustik tarzda yapmak. Köye yerleşmek. Köye göndermek. Sade bir hayatı olmak. Köyde yaşamak. Okuldan uzaklaştırmak.

 

Resits synonyms : resitting, resiting, inhabit, shack, domiciliate, resit, residuum, part, domicile, remainder, leftover, balance, residual, constituent, dwell.

Resits zıt anlamlı kelimeler, Resits kelime anlamı

Surrender : Feragat. Hakkından vazgeçmek. Teslim etmek. Vermek. Kendini bırakmak. Teslim olmak. Pes etmek. Vazgeçme. Bırakmak. Dize gelmek.

Yield : Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Vermek. Tahta vb eğilmek. Sağlamak. Eğilmek (tahta vb). Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Esnemek. Randıman. Verim. Uyum sağlamak.

Resits antonyms : lend oneself.