Restrains türkçesi Restrains nedir
- Hapsetmek.
- Baskı altında tutmak.
- Engellemek.
- Dizginlemek.
- Alıkoymak.
- Ankre etmek.
- Zapt etmek.
- Sınırlamak.
- Yasaklamak.
- Kısıtlamak.
- Bastırmak.
- Frenlemek.
- Zaptetmek.
- Tutmak.
Restrains ingilizcede ne demek, Restrains nerede nasıl kullanılır?
Restrain oneself : Kendini tutmak. Kendini frenlemek.
Restrain : -den önlemek. Zaptetmek. Sınırlamak. Zapt etmek. Frenlemek. Kısıtlamak. Ankre etmek. Baskı altında tutmak. Hapsetmek. Yasaklamak.
Restrainable : Dizginlenebilir. Engellenebilir. Zapt edilebilir. Kontrol edilebilir. Kontrol altında tutulabilir.
Restrained : Ölçülü. Sade. Tutulmuş. Ilımlı. Bastırılmış. İhtiyatlı. Kontrollü. Kendine hakim. Dar (tiyatro terimi). Sakin.
Restrainedly : İhtiyatlı bir biçimde. Ilımlı olarak. Gösterişsiz bir şekilde. Soğukkanlı bir biçimde.
Restrainer : Hayvan hareketlerini kısıtlayan alet veya makine. Etki geciktirici madde.
Restraints : Sınırlama. Engel. Tutma. Baskı. Tahdit. Kısıtlama.
Restraint fixture : Sıkma fikstürü.
Call for restraint : Sakinleşmesini istemek. Sük-nete davet etmek. Sükunete davet etmek.
Restraining order : Muhalefet varakası. Tutma emri. Men emri. Yasaklama emri. Sınırlama emri. Men kararı.
İngilizce Restrains Türkçe anlamı, Restrains eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Restrains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Choke back : Kontrol etmek. Vazgeçirmek. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Kısmak. (sinirini vb) bastırmak. Durdurmak.
Curbs : Gemlemek. Uzak tutmak. Gem vurmak.
Bespeaking : Ayırtmak. Hitap etmek. Rica etmek. İstemek. Ismarlamak. Bir şeye delalet etmek. Sipariş vermek. Konuşmak. Göstergesi olmak.
Hold down : Ezmek. Yürütmek. (işi) iyi yürütmek. Elinde tutmak. İşgal etmek. Sınırlandırmak. Boyun eğdirmek.
Break : Kırma. Tutmamak. Parçalanmak. Bozmak. Tan. İflas etmek. Kesme. Kaçmak. Bitmek. Kırık.
Bridled : Gem vurmak. Başkaldırmak. Karşı gelmek. Dizginlenmiş.
Baulks : Engel. Durdurmak. İnat etmek. Duraksamak. İnatla yürümemek. Sürülmemiş tarla. Ket. Ayak diremek. Kaçınmak.
Anchoring : Sabitlemek. Tespit. Bağlama. Madde ortaklaması. Sunuculuk yapmak. Tutturmak. Sağlama bağlamak. Açık oturum yönetmek. Demirlemek.
Conquers : Fethetmek. Elde etmek. Zafer kazanmak. Almak. Başarmak. Galebe çalmak. Ele geçirmek. Yenmek.
Restrains synonyms : restrain, constricting, confinement, balk, encloses, concuss, astrict, binds, concussed, cages, circumscribed, check, bear down, anathematized, book, capture, coop up, avoid, braked, repressed, allays, bottle up, restraint of trade, called off, abide by, detain, deter, affect, conscribe, moderate, assuaged, seizes, inhibit.
Restrains zıt anlamlı kelimeler, Restrains kelime anlamı
Intemperance : İntemperans. Taşkınlık. Ölçüsüzlük. İfrat. İçkiye düşkünlük. Sertlik. Aşırılık.
Indiscipline : İtaatsizlik. Disiplinsizlik.
Unrestraint : Sınırsızlık. Denetimsizlik. Serbestlik.
Restrains antonyms : demonstrative.

Bu kısımda Restrains kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Restrains ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Restrains anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Restrains ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.