Retaken türkçesi Retaken nedir

Retaken ingilizcede ne demek, Retaken nerede nasıl kullanılır?

Retake : Yeni çekim yapmak. Filmden resim çekmek. Geri almak. Tekrar çekmek. Tekrar almak. Yeni çekim. Bütünleme sınavı. Yeniden almak.

Retakes : Filmden resim çekmek. Yeniden almak. Yeni çekim. Bütünleme sınavı. Yeni çekim yapmak. Tekrar çekmek. Tekrar almak. Geri almak.

Caretaker : Kapıcı. Yönetici. Odacı. Koruyucu. Hademe. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Bakıcı. Ev bekçisi. Bekçi. Temizlik görevlisi.

Caretaker government : Geçici hükümet. Kayyum hükümet.

Caretakers : Koruyucu. Kapıcı. Temizlik görevlisi. Odacı. Hademe. Ev bekçisi. Bekçi (sahibi yokken malikane veya ev vb'ne bakan). Bekçi. Yönetici. Bakıcı.

Retail dealer : Bayi. Perakendeci.

Caretaking : Himaye. Göz kulak olma. Koruma. Bakma. Denetleme.

Retail merchant : Perakendeci.

Retail : Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Perakende satılmak. Perakende satış yapmak. Yaymak (söylenti). Ayrıntılarıyla anlatmak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Ayrıntılı anlatmak. Tekrar anlatmak. Perakende satış yapma. Perakende satış.

 

Retail outlet : Perakende satış noktası. Perakende satış yeri. Perakendeci dükkan.

İngilizce Retaken Türkçe anlamı, Retaken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retaken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put back : Geri koymak. Geciktirmek. Geri dönmek. Yerine koymak. Geriye almak. Yoldan geri dönmek. Reddetmek. İlerlemesine engel olmak. Sekte vurmak.

Recapture : Yeniden ele geçirmek. Yeniden zaptetme. Yeniden istila etmek. Anımsatmak. Ele geçirmek. Hatırlamak. Yeniden alma. Hatırlatmak. Yeniden yakalamak.

Change : Değiştirmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Takas etmek. Bozdurmak. Değişiklik. Değişime uğratmak. Aktarmak. Değiş tokuş etmek. Tebdil etmek. Değişim.

Recaptures : Yeniden alma. Hatırlamak. Yeniden istila etmek. Yeniden yakalamak. Yeniden ele geçirmek. Yeniden zaptetme. Anımsatmak. Hatırlatmak. Ele geçirmek.

Temper : Kıvam. Tav. Ruh hali. Keyif. Öfke. Çeliğe verilen su. Alıştırmak. Akort etmek. Huysuzluk. Sinir.

Emasculate : Kuvvetten düşürmek. Fakirleştirmek (dil). Zayıflatmak. Bozmak. Hadım etmek. İğdiş edilmiş. Hafifletmek. Hadım edilmiş. Kuşa çevirmek. Burmak.

Make up examination : Bütünleme. Engel sınavı. Yönetmeliklerde belirtilen özürleri dolayısıyle herhangi bir sınava zamanında giremeyeceklerini bildiren ve bu özürleri okul yönetimince kabul edilen öğrenciler için açılan sınav.

Retaken synonyms : reforge, retake, reget, retook, drain, season, enfeeble, make over, nullify, recall, dilute, dampen, condition examination, modify, break, remodel, shake, neutralize, claw back, create, devitalise, de energize, reduce, devitalize, retaking, recalled, makeup exam, repeat examination, negate, refashion, cripple, etiolate, re take.

 

Retaken zıt anlamlı kelimeler, Retaken kelime anlamı

Strengthen : Tahkim etmek. Güçlenmek. Berkitmek. Pekitmek. Takviye etmek. Yükseltmek. Güç kazanmak. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak.

Energise : Enerji vermek. Güç vermek. Harekete geçirmek. Kudret vermek. Elektrik enerjisi sağlamak (ayrıcao energize). Canlandırmak. Harekete geçmek. Neşelendirmek. Dinamikleştirmek. Uyarmak.

Vitalize : Diriltmek. Güç vermek. Hayat vermek. Canlandırmak.

Retaken antonyms : energize, stiffen, increase, focus.