Retiform türkçesi Retiform nedir
- Ağ biçiminde.
- Ağ biçimli.
- Ağsı.
- Ağ gibi.
Retiform ingilizcede ne demek, Retiform nerede nasıl kullanılır?
Reticence : Gizlilik. Ağzı sıkılık. Suskunluk. Susma. Az konuşma. Sır tutma. Ağzını açmama.
Reticency : Susma.
Reticent : Ketum. Konuşmayan. Az konuşan. Suskun. Bildiğini söylemeyen. Sessiz. Ağzı sıkı. Sır tutabilen. Sır saklayan. Ağzı kenetli.
Reticently : Sessizce. Ağzı sıkı bir şekilde.
Reticle : Telçapraz. Silah dürbünlerindeki nişangah işaretleri. Retikül. Kılağ. Tel çapraz. Dürbün ağı. Hedef göstergesi. Taksimatlı objektif. Uzgözler, minigözler gibi ışıksal aygıtların odağına yerleştirilen, saydam bir yaprak üzerine çizilmiş, aygıtın görüş alanında konum belirlemeye yarayan çizgiler.
Reticulated : Şebekeli. Retiküle. Ağımsı. Ağ gibi. Ağ biçiminde. Ağ şeklinde. Ağsı. Göz göz. Kafesli.
Reticular layer : Dermisin sık bağ dokusundan yapılmış alt tabakası. Retiküler tabaka.
Reticular fibre : Ağsıtel. Ağsı tel. Ağcık lifi.
Reticulating : Şebekeli. Ağ gibi örmek. Ağsı. Ağ gibi sarmak. Retikülat. Ağ gibi bölünmek. Ağ şeklinde. Ağ gibi.
Reticular detachment : Retina dekolmanı. Retina ayrılması. Retinanın iç tabakasının eksudat, transudat, tümör hücreleri ve siklitik zarın büzüşmesi gibi nedenlere bağlı olarak pigment epitelinden ayrılması, retina dekolmanı.
İngilizce Retiform Türkçe anlamı, Retiform eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Retiform ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Movement : S dış dünyanın görüntülerini düzenli aralıklı resimler dizisi biçiminde film üzerine saptarken filmin alıcıda; böyle bir filmdeki resimler dizisini devinimli görüntülere çevirirken filmin göstericide aralı devinimi. dış dünyanın seslerini sürekli biçimde saptamak üzere filmin alıcıda; aynı seslerin okunması için filmin göstericide sürekli devinimi. Biyoloji, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eylem. Faaliyet. Akım. İşleme. Dans hareketi. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. Mekanizma.
Drive : Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Çalıştırmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. (arabayla) gitmek. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Önüne katmak. Çalışma. Zorlamak. Araba sürmek. Kuvvet.
Effort : Deneme. Çaba. Gayret. Ceht. Çaba harcama. Girişim. Çabalama. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Efor.
Amend : Değiştirmek. Değişmek. Onarmak. Tanzim etmek. Düzelmek. İyileşmek. Islah etmek. Değiştirmek (kanun vb). Tadil etmek. Düzeltmek.
Reticular : Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan. Karışık. Retiküler. Ağa benzeyen. Ağ biçimi. Ağ. Kafes biçimli. Ağ şeklinde.
Reticulated : Şebekeli. Retiküle. Göz göz. Ağımsı. Ağ şeklinde. Kafesli.
Meliorate : Düzeltmek. İyileşmek. Düzelmek. İyileştirmek. Islah etmek.
Crusade : Haçlı seferi. Mücadele etmek. Savaş. Kampanya. Din uğruna yapılan savaş. Savaşım. Savaşa katılmak. Mücadele. Savaşım vermek. Cihat.
Ameliorate : Düzelmek. İyileşmek. İyileştirmek. Geliştirmek. Gelişmek. Ondurmak. Abat eylemek. Düzeltmek. Islah etmek.
Cause : Meydan vermek. Doğurmak. Yol açmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Amaç. Sebebiyet vermek. Sebep vermek. Neden. Dava.
Retiform synonyms : improve, reticulating, netlike, netty, better, weblike, webby, netted, campaign, reticulate, plexiform, telary.
Retiform zıt anlamlı kelimeler, Retiform kelime anlamı
Worsen : Daha kötü bir hale getirmek. Daha da kötüleşmek. Kötüleşmek (hasta). Beter etmek. Kötüleştirmek. Kötüleşmek. Gerilemek. Daha da kötü olmak. Kötüye gitmek. Daha kötü olmak.
Compound : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Birleşik. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Bileşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü.
Retiform ingilizce tanımı, definition of Retiform
Retiform kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reticular. Composed of crossing lines and interstices. As, the retiform coat of the eye. Netlike.

Bu kısımda Retiform kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Retiform ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Retiform anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Retiform ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.