Retinol nedir, Retinol ne demek
Retinol; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
A vitamini.
Teknik terim anlamı:
A vitamini.
Retinol hakkında bilgiler
A vitamini, göz problemlerini ve körlüğü önler. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek cilt sorunlarını engeller. Ayrıca sindirim sisteminde oluşan ülserleri tedavi eder; soğuk algınlığına ve böbreklerde, mesanede, akciğerlerde ve mukus zarlarında enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Eksikliğinde gece körlüklerine benzer hastalıklar görülür. A vitamini dokuların bakım ve onarımı, yeni hücrelerin gelişmesi, kemiklerin ve dişlerin oluşumu için de önemlidir. Antioksidan olarak faaliyet yaparak hücreleri kansere ve diğer hastalıklara karşı korur, yaşlanma sürecini yavaşlatır, yağ depolanmasına yardımcı olur. A vitamininin vücut açısından diğer bir önemi, proteinlerin A vitamini olmadan kullanılamamasıdır. A vitamini eksikliği çok sık görülmemekle birlikte, eksikliğinde derinin pullanması, akne gibi cilt sorunları, iskelet gelişiminin duraklamasını içeren büyüme eksikliği, kornea ile ilgili sorunlar ve körlük görülebilir. Ayrıca A vitamini eksikliğinde bağışıklık sistemi ve vücut direnci azaldığından, vücut enfeksiyona daha açık hale gelir ve daha kolay hastalanır. Retinol, A vitaminin besin olarak alınan haline denir.
Retinol tanımı, anlamı
Retinol palmitat : Deri hücreleri üzerine antioksidan ve koruyucu etkisi olan, retinolle palmitik asidin birleşimi
A vitamini eksikliği : Alınan gıdalarda yeteri miktarda beta-karoten ve A vitamininin eksikliği veya A vitamininin bağırsaklardaki emiliminin aksaması sonucu genç hayvanlarda beyin ve omurilikte bozukluklar, erginlerde gece körlüğü, korneada yangı, deride kepeklenme, tırnaklarda bozukluk, kilo kaybı ve kısırlığın görüldüğü bir eksiklik, hipovitaminozis A.
Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır.
Sindirim sistemi : Organizmada besin maddelerinin sindirilip emilmelerini ve geri kalan atıkların dışarı atılmalarını sağlayan organların bütünü, sindirim aygıtı.
Soğuk algınlığı : Sıklıkla virüslerin yol açtığı, beden ısısında yükselme, burun akıntısı ile ortaya çıkan solunum yolu hastalığı.
Antioksidan : Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.
Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.
A vitamini : Karotenlerden elde edilen ve yağda çözünen, bazı balıkların karaciğerinde, sütte ve yumurtada bulunan, gözde çubuk ve koni hücrelerinin ışığa duyarlı pigmentinin öncüsü olan bir vitamin. Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklarında vitamin A1, tatlı su balıklarında vitamin A2 formunda olan, organik, etkin ve esansiyel besin maddesi, retinol. Kediler dışındaki hayvanlarda beta karotenden sentezlenebilen, yalnız hayvansal dokularda bulunan ve palmitat esteri biçiminde karaciğerde depo edilen, görme işlevinin gerçekleşmesinde, epitel dokunun normal gelişmesi, farklılaşması ve mukus salgılamasında, kemik gelişmesinde, büyüme, üreme ve bağışıklık cevaplarının düzenlenmesinde görev alan yağda çözünen vitaminlerden biri, retinol, antikseroftalmik vitamin, antienfeksiyöz vitamin.
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
Depolanma : Depolanmak işi.
Duraklama : Duraklamak işi. İlerlemekte olan bir birliğin, vakitsiz, yersiz ve düzensiz olarak yürüyüşünü durdurması.
Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Pullanma : Pullanmak işi. Dış derinin boynuzsu küçük pullar veya büyük geniş parçalar durumunda dökülmesi.
Faaliyet : Canlılık, hareket. Çalışma. İşler durumda olma, etkinlik.
Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.
Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).
Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Yaşlanma : Yaşlanmak işi. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Aşırı doygun bir katı çözeltinin, dengeli duruma geçerken çökelme yaratması olayı. Döllenme ile ölüm arasında yayılan gelişme ve büyüme aşamaları.
Diğer dillerde Retinol anlamı nedir?
İngilizce'de Retinol ne demek ? : retinol

Bu kısımda Retinol nedir? Retinol ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Retinol tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Retinol hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.