Retrograded türkçesi Retrograded nedir

Retrograded ingilizcede ne demek, Retrograded nerede nasıl kullanılır?

Retrograde amnesia : Geriye dönük amnezi. Retrograd amnezi.

Retrograde ejaculation : Retrograt ejakulasyon. Çiftleşme sırasında spermanın üretradan dışarı fışkırması gerekirken sidik torbasına geri dönmesi.

Retrograde emboli : Sağ kalp yetersizliğinde, vena kava superiyor içindeki kan akımıyla sağ kulakçığa gelmekte olan embolinin, şiddetli bir öksürük veya aksırık sonucunda vena kava inferiyora girmesiyle kan akımının tersi yönünde hareket ederek karaciğere ulaşan emboluslar, retrograd emboli. Retrograt emboli. Geriye doğru giden emboli.

Retrograde motion : Geri hareket. Duran yıldızlara göre eksi yönde (batı yönde) yer değiştirme. gezegenlerin görünürdeki deviminde söz konusu olur. Doğudan batıya hareket (astronomi terimi). Geriye hareket. Geri devim.

Retrograde pyelography : Retrograd piyelografi.

Retrogressing : Gerileme. Yozlaşmak. Bozulmak. Geriye hareket etmek. Geri gitmek. Gerilemek. Geriye gitmek. Kötüye gitmek. Ters yönde dönmek. Kötüleşmek.

Retrograding : Kötüleşmek. Dejenere olmak. Gerilemek. Bozulmak. Geri gitmek. Ters yönde dönmek.

 

Retrogress : Kötüleşmek. Yozlaşmak. Ters yönde dönmek. Gerilemek. Gerileme. Geriye gitmek. Geriye hareket etmek. Geri gitmek. Bozulmak. Kötüye gitmek.

Retrogresses : Ters yönde dönmek. Yozlaşmak. Kötüleşmek. Geriye hareket etmek. Kötüye gitmek. Geri gitmek. Bozulmak. Gerilemek. Gerileme. Geriye gitmek.

Retrogression : Kıyı gerilemesi. Kötüleşme. Yozlaşma. Bozulma. Geriye gitme. Ters yönde dönme. Ters hareket. Gerileme.

İngilizce Retrograded Türkçe anlamı, Retrograded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retrograded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deteriorate : Bozmak. Kötüleştirmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Kötüye gitmek. Fenalaşmak. Durumu kötüye gitmek. Alçalmak.

Addle : Çürük. Cılk. Kokmak. Çürütmek. Bozmak. Bozulmak (yum.). Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Çürümek.

Strainer : Lavabo, bulaşık teknesi v.b. araçların kirli su döşemesine bağlanmalarında kullanılan pirinç boru parçası. Kevgir. Süzgeç. Bağlama ağızlığı. Gergi. Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç. Süzek. Filtre elemanı. Elek.

Retrogressing : Geriye hareket etmek. Geriye gitmek. Kötüye gitmek. Gerileme.

Degenerates : Dövmek. Yozlaşmış. Soyu bozulmak. Yoz. Dejenere. Soysuzlaşmak. Aşağılaşmak. Soysuzlaştırmak.

Repassed : Yeniden yanından geçmek. Dönmek.

Addlings : Çürümek. Kokmak. Şaşırtmak. Kokuşturmak. Cılk. Kafa karıştırmak. Çürük. Çürütmek. Bozmak.

Regressed : Dönmek. Geri çekilmek. Dönüş. Geri çekilme. Gerileme. İlkelleşmek. Geri gitme.

 

Back up : Destek sağlamak. Yardımcı olmak. Bilgisayar yedeklemek. Geri geri gitmek. Desteklemek. Geri sürmek. Arka çıkmak. Yedeklemek. Geriye doğru sürmek. Yedeğini almak.

Fall back : Geride kalma. Geri çekilmek. Geri çekilme. Saatleri geri almak.

Retrograded synonyms : move back, pull back, deteriorates, change for the worse, be disconcerted, obscurant, busted, reactionist, busting, reversed, reactionaries, degenerate, regresses, retrograding, addles, backed up, repasses, fall away, obscurantist, regressing, retrogress, break down, recede, regress, retrogrades, retral, retrogressive, reach back, bluenose, devolving, temporal relation, puritanical, recedes.

Retrograded zıt anlamlı kelimeler, Retrograded kelime anlamı

Anterograde : (tıp veya medikal terimi) ilerleyen. Anterograd. Travmadan hemen sonraki zamanı etkileyen. İleriye ait olan. İleriye dönük. Antegrad. Amneziye ait veya ilgili olan.

Advance : Daha önceki bir tarihe almak. Avans. Atamak. Gelişme. Öne almak (tarih terimi). İlerlemek. Öne almak. İleri sürmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Terfi.