Ribbon türkçesi Ribbon nedir
- Şerit.
- Genellikle 1 /4 inç (6,25 mm) eninde selüloz asetat, selüloz triasetat, polivinilklorit ya da polyester taban üzerine demir oksit sıvalı, seslendirme aygıtında kullanılarak mıknatıslı seslendirme yoluyla ses saptanan kuşak.
- Daktilo şeridi.
- Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Mıknatıslı ses kuşağı.
- Kurdele.
Ribbon ile ilgili cümleler
English: Jane wore the same ribbon as her mother did.
Turkish: Jane annesinin taktığı gibi aynı kurdeleyi taktı.
English: The girl wore a yellow ribbon in her hair.
Turkish: Kız saçına sarı bir kurdele takıyordu.
English: She put a red ribbon on her umbrella as a mark.
Turkish: O, şemsiyesine bir işareti olarak kırmızı bir kurdele koydu.
English: I used a ribbon to tie my hair into a ponytail.
Turkish: Saçımı bir atkuyruğu bağlamak için bir kurdele kullandım.
English: Jane had a yellow ribbon in her hair.
Turkish: Jane'in saçında sarı bir kurdela vardı.
Ribbon ingilizcede ne demek, Ribbon nerede nasıl kullanılır?
Ribbon building : Yol boyunca binalar dizisi. Sıra evler. Bina şeridi.
Ribbon cable : Ribbon kablosu. Şerit kablo.
Ribbon development : Şerit gelişme. Yol boyu gelişim. Anayol boyunca yapılaşma. Yol boyunca binalar dizisi. Kentlerarası ana yollar üzerinde, bu yollar boyunca insan topluluklarının ve işyerlerinin gelişigüzel bir biçimde yerleşmesi.
Ribbon microphone : Şerit mikrofon. Kurdele mikrofon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuşaklı sestoplar. Döner sarmalı sestoplar gibi çalışan, ancak ondan farklı olarak, kuşağı hem iletken hem de zar işlevi üstlenen sestoplar çeşidi.
Ribbon saw : Kıl testere. Dar şerit testere. Şerit testere.
Tungsten ribbon lamp : Tungsten şeritli lamba. Özellikle yüksek sıcaklık ölçmelerinde ölçün lamba olarak kullanılan ve ışıklı elementi bir tungsten şeriti olan lamba.
Lip ribbon microphone : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dudak sestopları. Genellikle çok kalabalık ve gürültülü yerlerde (örneğin spor karşılaşmalarında), konuşucunun sesinin öbür sesleri bastırması gerektiğinde kullanılan, konuşan kimsenin dudaklarına en yakın ve dudaklara dönük olarak yerleştirilen sestoplar çeşidi.
Hair ribbon : Başa takılan bant. Saç kurdelesi. Saç bandı. Saç bağı.
Typewriter ribbon : Daktilo şeridi.
Blue ribbon : Herhangi bir alanda en büyük ödül. Üstün nitelikli. Mavi kurdele. Dizbağı nişanı (ing.).
İngilizce Ribbon Türkçe anlamı, Ribbon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ribbon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Laurel wreath : Şampiyonluk kazanma veya başka bir olay şerefine verilen ödül. Defne tacı. (antik yunanistan'da) zafer işareti olarak başa takılan defne yaprağı tacı. Defne çelengi.
Cordoning : Kordon altına almak. Askeri kordon. İnsan dizisi. Şerit kurdele. Kordon görevli veya araçlardan oluşan dizi. Bükme kaytanı. Polis kordonu. Kordon.
Braid : Saç örgüsü. Örmek (saç). Örgü. Şeritle süslemek. Örülmüş şey. Kordon. Saçını örmek. Tutturmak. Bağlamak.
Medal : Madalya. Nişan.
Honor : Onurlandırmak. Bkz.honour. Hüsnü kabul göstermek. Şeref vermek. Şeref. Onur. -e şeref vermek. Onur vermek. Saymak. Onur nişanı vermek.
Chevron : Onbaşı nişanı. Zikzak çıta. Köşeli çift ayraç. İçiçe açı. Sırma. V biçiminde süs. Kol şeridi. Zaviyeli nişan. Çavuş nişanı.
Chevrons : Onbaşı nişanı. Çavuş nişanı. Zaviyeli nişan. Köşeli çift ayraç. Zikzak çıta. İçiçe açı. Kol şeridi.
Band : Bağlamak. Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Çemberlemek. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi. Frekans bandı. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Bantlamak. Bant. Toplamak.
Cording : Bağlamak. Kordon. Bağcık. Fitilli kadife. İple bağlamak. Kütükleri yığmak. Bağ. İp. Bağlamak (kablo vb).
Sound recording tape : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Ribbon synonyms : victoria cross, distinguished service cross, air medal, order of the purple heart, navy cross, purple heart, distinguished service medal, oak leaf cluster, distinguished flying cross, physical object, distinguished service order, congressional medal of honor, silver star medal, medaille militaire, croix de guerre, silver star, distinguished conduct medal, cord, snoods, filleting, cordons, fascias, accolade, blade, bronze star medal, edging, audio tape, medal of honor, medallion, riband, fascia, fasciae, thread.
Ribbon zıt anlamlı kelimeler, Ribbon kelime anlamı
Inferior : Aşağı. Aşağı derecede olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Bayağı. Alt veya aşağı anlamında. Ast olan kimse. İnferiyor. Alt. Ast. İkinci derecede.
Unformed : Biçimsiz. Şekillenmemiş. Şekilsiz. Biçimlenmemiş. Gelişmemiş. Oluşmamış. Biçimlendirilmemiş. Yaratılmamış.
Ribbon ingilizce tanımı, definition of Ribbon
Ribbon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fillet or narrow woven fabric, commonly of silk, used for trimming some part of a woman`s attire, for badges, and other decorative purposes. To mark with stripes resembling ribbons. To adorn with, or as with, ribbons.

Bu kısımda Ribbon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ribbon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ribbon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ribbon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.