Ring in türkçesi Ring in nedir

  • Ortalarına almak.
  • Halka içi.
  • Etrafını sarmak.
  • İçeriyi arama.
  • Çevrelemek.

Ring in ile ilgili cümleler

English: Actors are used to appearing in public.
Turkish: Aktörler kendini göstermeye alışkın.

English: Ali hid the stolen ring in a sock.
Turkish: Ali çalınan yüzüğü bir çorapta sakladı.

English: The student had his cellphone confiscated after it began to ring in class.
Turkish: Sınıfta çalmaya başladıktan sonra Öğrenci cep telefonuna el koydurdu.

English: Ali heard Mary snoring in class.
Turkish: Ali Mary'nin sınıfta horladığını duydu.

English: Ali is majoring in architecture.
Turkish: Ali mimariyi asıl branş olarak seçiyor.

Ring in ingilizcede ne demek, Ring in nerede nasıl kullanılır?

Ring : Mapa. Çalmak (zili veya çanı). Çember. Çevrelemek. Kuşatmak. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener. Çembere almak. Halka biçiminde doğramak. Çınlamak. Halka geçirmek.

In : Mevsimi gelmiş. Olarak. İktidardaki. İçine. De. İçinde. İçeri doğru yönelen. İçeri. İç. Halinde.

Ring in the new year : Yeni yılı kutlamak.

Ring indicator : Çember indikatörü. Rı. Zil göstergesi. (veri iletişimi'nde) telefonun çaldığına dair modemden (dce) bilgisayara giden (dte) sinyal.

 

Token ring interface coupler : Simgeli halka arabirimi bağlayıcısı.

Ring a bell : Bir şey hatırlatmak. Anımsatmak. Çağrıştırmak. Yabancı gelmemek. Işık yakmak. Anımsamasına neden olmak. Bir şeyi hatırlamak. Aklına getirmek. Kampana çalmak. Bir şeyler çağrıştırmak.

İngilizce Ring in Türkçe anlamı, Ring in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ring in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rang : Çalmak. Daire içine almak. Çınlatmak. Yüzük takmak. Halka geçirmek. Çembere almak. Kuşatmak. Şıngırdamak.

Cinctured : Kemer. Kuşatmak. Pervaz. Sarmak. Kuşak. Dolamak.

Circling : Etrafını dolaşmak. Kuşatmak. Çark etmek. Dönmek. Çevirme. Vücudun türlü bölümlerinde, eklemlerin verdiği olanak oranında bileşik eksende yapılan devinim türü.

Environed : İhata edilmiş. İçine alınmış. Kuşatılmış. Kuşatmak. Etrafı çevrilmiş.

Begird : Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Sarmak. Çevirmek.

Beset : Sarmak. Rahat bırakmamak. Rahat vermemek. Dört bir yandan saldırmak. Sıkıntı vermek. Sıkıştırmak. Kuşatmak. Etrafını çevirmek.

Circles : Etrafını dolaşmak. Çevre. Edvar. Kuşatmak. Çark etmek. Dönmek.

Environing : Etrafını çevirme. İçine alma. Kuşatma. Kuşatmak. İhata etme. Şamil olma.

Begirt : Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Sarmak.

Cinctures : Kuşak. Sarmak. Kuşatmak. Dolamak. Pervaz. Kemer.

Ring in synonyms : entwine, environ, circled, compassed, compass, encircles, entwines, cincture, beleaguering, beleaguer, circumscribes, circumscribe, encircle, cluster around, cincturing, cluster round, beleaguers, compassing, circle, besets, ring.