Risking türkçesi Risking nedir
- Tehlikeye atma eylemi.
- Riske atma eylemi.
- Tehlikeye atma.
- Tehlikeye düşürme eylemi.
- Risk alma.
- Riske etme.
- Risk.
Risking ile ilgili cümleler
English: Ali's risking his life.
Turkish: Ali hayatını riske atıyor.
English: Even though it meant risking danger, he decided to go there.
Turkish: Bu, tehlikeyi göze almak anlamına gelse bile, o oraya gitmeye karar verdi.
English: You're risking your career.
Turkish: Kariyerini riske atıyorsun.
Risking ingilizcede ne demek, Risking nerede nasıl kullanılır?
Brisking : İstenilen hızda hareket eden. Hareketli. Hareketlilik. Canlandırmak. Hareketlendirmek. Çevik. Canlanmak. Sertçe esen (rüzgar). Enerjik. Faal.
Frisking : Koşuşmak. Oynamak. Oynaşmak. Kuyyruk sallamak. Üstünü aramak. Oynama.
Riskiness : Tehlike. Risklilik. Tehlikelilik. Tehdit. Risk.
Friskiness : Canlılık. Oyunbazlık. Neşe. Oynaklık.
Griskin : Domuzun yağsız bel parçası. Domuz omurgası.
Friskiest : Oynak. Oyuncu.
Friskily : Şen şakrak olarak. Oyunbaz bir şekilde. Oynak bir şekilde. Canlı bir şekilde. Neşeli bir şekilde.
Riskiest : Çekinceli. Terbiyesiz. Riskli. Müstehcen. Sakat. Tehlikeli. Dokuncalı. Açık saçık. Rizikolu.
Riskily : Tehlikeli olarak. Riskli bir şekilde. Tehlikeli bir şekilde.
Risk assesment : Risk değerlendirmesi.
İngilizce Risking Türkçe anlamı, Risking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Risking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Imbibition : İçine alma. Embibisyon. Emme. İmbikleme. İmbibisyon. Alma. Massetme. İçme. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi.
Adventuring : Yeltenmek. Macera. Avantür. Tehlikeli iş. Atılmak. Tehlikeye atmak. Sefer. Serüven. Riske atmak.
Hazard : Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Cesaret etmek. Şans. Şansa bırakmak. Tehlikeye maruz kalmak. Riske etmek. Afet. Topu deliğe sokan vuruş. Riske sokmak.
Run : Yönetmek. Gidip gelmek (arasında). Erimek. Aday olmak. Uzanmak. Çarpmak. Çalışmak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. İşletmek. İşlemek.
Running : Peşpeşe. İdare etme. Kaygan. Koşu. Akan. İşleyen. Genel. Cari. Sürekli. Üst üste.
Periling : Tehlike doğuran nedenler. Muhatara. Zarar doğuran nedenler. Tehlike. Tehlikeye uğrama. Vahamet. Tehlikeye atmak.
Jeopardy : Tehlike. Muhatara. Nazik durum. Riziko. Hasar. Yargılanan sanığın cezaya çarpılma olasılığı.
Peril : Zarar doğuran nedenler. Tehlikeye uğrama. Tehlike doğuran nedenler. Tehlikeye atmak. Tehlike. Vahamet. Muhatara.
Jeopardies : Riskler. Tehlike. Riziko.
Imbibing : Emmek. Massetmek. Öğrenmek. İçmek. Özümsemek. Soğurmak. İçine çekmek. Kafa çekmek. Kapmak.
Risking synonyms : running game, running play, endangerment, rush, adventure, jeopardizing, gulping, danger, dangerousness, intake, periculum, chances, endangering, swilling, chance, hazardousness, ingestion, adventured, endangerments, consumption, hazarded, potation, risk lover, periled, uptake, guzzling.
Risking zıt anlamlı kelimeler, Risking kelime anlamı
Found : Kurmak. Temel yapmak. Dayandırmak. Eritmek. Temelini atmak. Yapmak. Yaptırmak. Desteklemek. İnşa etmek. Dayanmak.
Falling : Düşen. Düşüş. Düşüş (uyuşturucu vb etkisinden). Sukut. Alçalan. Düşük. Düşme.

Bu kısımda Risking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Risking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Risking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Risking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.