Ritz türkçesi Ritz nedir

  • Fiyakalı zenginlik gösterisi.
  • Abartılı zenginlik gösterisi.
  • Gösteriş.
  • Havalı zenginlik gösterisi.

Ritz ile ilgili cümleler

English: My TV is on the fritz again.
Turkish: Benim TV tekrar arızalı.

English: Fritz admits he often plays truant.
Turkish: Fritz sık sık okuldan kaçtığını itiraf ediyor.

Ritz ingilizcede ne demek, Ritz nerede nasıl kullanılır?

Ritzier : Lüks.

Ritziest : Lüks.

Ritzily : Havalı bir şekilde. Lüks içerisinde. Şık bir şekilde. Fiyakalı bir şekilde.

Ritziness : Zerafet. Lüks. Seçkinlik. Modaya uygunluk. Şıklık. Havalılık. Zenginlik.

Ritzy : Lüks.

Spritzer : Şarap ve soda karışımı bir içecek.

On the fritz : Bozuk. Heba olmuş. Arızalı.

Maritza : Meriç nehri. Meriç.

Tsaritza : Çariçe. Rus imparatoriçesine verilen san.

Czaritzas : Çariçe.

İngilizce Ritz Türkçe anlamı, Ritz eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ritz ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blazoned : Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Teşhir etmek. Parlatmak. Ongun. Uygun bir dille söylemek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Arma. Arma çizmek. Sergilemek.

Fanfare : Tantana. Fanfar. Trampet temposu. Nefesli çalgıların hep birlikte çaldığı parça. Tören borusu. Giriş müziği.

 

Blazoning : İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Arma çizmek. Teşhir etmek. Arma. Parlatmak. Sergilemek. Ongun. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Uygun bir dille söylemek.

Bravado : Kabadayılık. Meydan okuma. Budalaca cesaret. Kurusıkı atma. Cesaret gösterisi. Cüret.

Flash : Çakar (ışıtaç). Işıltı. Flaş. Parlamak. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber. Ani ışık. Şimşek çakmak. Parlama. Atmak (bakış).

Braveries : Keleşlik. Görkem. Erkeklik. Dövüşkenlik. Şecaat. Cesaret. Alplık. Kahramanlık. İhtişam.

Demonstrating : Göstermek. Kanıtlamak. İspatlamak. Örnekle açıklamak. İspat etmek. Gösteri yapmak.

Affectations : Naz. Yapmacıklık. Sahte tavır. Yapmacık davranış. Yapmacık tavır. Taklit. Numara. Eda.

Airs : Çalım. Hava. Fiyaka. Kurum. Havalar. Özel. Caka.

Blazons : Arma çizmek. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Uygun bir dille söylemek. Arma. Sergilemek. Parlatmak. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Teşhir etmek.

Ritz synonyms : blazon, appearance, hotel, bravery, designating, affectation, blazonry, bravados, ostentation, exterior.