Romantik tiyatro nedir, Romantik tiyatro ne demek

Romantik tiyatro; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tiyatro'daki anlamı:

Masal, mitoloji, şiir, öykü havası olan oyunlar. Metafizik kavramlar, romantik yolda sahneye getirilir. Bu akım, Alman düşünürlerinin etkisi altında, Alman oyun yazarlarıyla başlamıştır. Bu oyunlar, konu olarak dağınıktır. Özde ve biçimde özgürlük düşüncesi, tiyatroya etkin bir yolda ilk bu akımla yerleşmiştir. Romantik tiyatronun doruk noktasında "Hernani" oyunuyla Victor Hugo'yu görürüz.

Teknik terim anlamı:

On sekizinci yüzyılın ikinci yarısı ile on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında egemen olan bu akım, klasikçiliğe olduğu kadar Aydınlanmacılara ve usçuluğa karşı çıkmıştır. Sınırsız özgürlük ve coşkuyu içeren bu çelişkili akım, çeşitli ülkelerde değişik yönelimler göstermiştir. Ancak temel özellikleri her ülkede aynıdır. Bu akımın oyun yazarları, bir yandan kentsoylu değerlerine ve anaparacı düzene karşı köklü bir direniş gösterirken, öbür yandan devrimin sonuçlarından korkuya kapılmış ve ister istemez tepkiciliğe varan bir aldatmacılığa kaçış içine girmişlerdir. Buna karşılık, eleştirel gerçekçiliğin başlangıcı romantik akımdadır.

Romantik tiyatro anlamı, kısaca tanımı

 

Roman : İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene. Bu türde yazılmış eser

Romantik : Davranışlarında duygu ve coşkunun aşırı ölçüde etkisi bulunan. Romantizm ile ilgili. Romantizm akımından olan yazar.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

İster istemez : Zorunlu olarak, elinde olmadan. Yarı gönüllü olarak, biraz mecbur olarak.

Doruk noktası : Bir gelişmede gelinen en önemli, heyecanlı veya etkili durum. Halk oyunlarının kurgusuyla seyircinin beklenti ve heyecan noktalarının en üst düzeye ulaştığı an.

Romantik akım : (Resim) Klasikçiliğe bir tepki olarak doğan, hayal ve aşırı duygululuğa önem veren, resimde meleksi bakışlı kişileri, efsane insanlarını, tiyatro kahramanlarını gösteren, heyecan verici konulu, yabancı havalı, renkçi, abartmacı bir sanat akımı.

İkinci yarı : Karşılaşmalarda iki devreden sonuncusu.

Doruk nokta : Bir oyunun geliminde ve gelişiminde kesin dönüm ya da değişim noktası. Kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, olayların önde olduğu oyunlarda ana olayın yönelişindeki kesin dönüm noktası.

Aydınlanma : Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

Bir yandan : Bir taraftan, hem . hem.

Yerleşmiş : Müstakar (doğrusu: müstakır).

 

Eleştirel : Eleştiri niteliği taşıyan, eleştiriyel, eleştirisel, tenkidî. Eleştiri ile ilgili.

Dokuzuncu : Dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen.

Kentsoylu : Kentsoylu sınıfa mensup kişi. Soylu ile köylü ve işçi sınıfları arasında kalan orta sınıf ve bu sınıfın üyesi.

Anaparacı : Bir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi.

Bir yanda : Bir tarafta, hem . hem.

Sekizinci : Sekiz sayısının sıra sıfatı, sırada yedinciden sonra gelen.

Çelişkili : Çelişme durumunda olan, çelişken, çelişmeli, çelişik, çatışık, mütenakız.

Metafizik : Doğaötesi.

İlk yarı : Karşılaşmalarda iki devreden ilki, ilk devre.

Diğer dillerde Romantik tiyatro anlamı nedir?

İngilizce'de Romantik tiyatro ne demek ? : romantic theatre

Almanca'da Romantik tiyatro ne demek ? : romontishes theater