Rope türkçesi Rope nedir

  • Bağlamak.
  • Urgan.
  • Sicim.
  • Çadır halatı.
  • Kement.
  • Halatla bağlamak.
  • Halat.
  • İp.
  • Çadırı direklere bağlamada ve çadırı germede kullanılan halat.
  • Hareket serbestliği.
  • Kementle tutmak.
  • İple bağlamak.
  • İçeceğin yapışkan oluşumu.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Hareket özgürlüğü.
  • İpe dizilmiş şeyler.
  • Çapı 12 mm’den daha kalın olan, balıkçılıkta da çerçeve yaka ve kuvvetlendirmede kullanılan, telden veya doğal ve sentetik iplerden yapılan, av araçlarında çekme ve donam amacıyla kullanılan ipler.
  • İpe çekme (idam).
  • Kementle yakalamak.
  • Dizi.

Rope ile ilgili cümleler

English: Ali cut the rope with his knife.
Turkish: Ali bıçakla ipi kesti.

English: Ali held on to the rope as long as he could.
Turkish: Ali ipi elinden geldiği kadar uzun süre tuttu.

English: Ali decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge.
Turkish: Ali eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.

English: Ali held the rope with both hands.
Turkish: Ali iki eliyle ipi tuttu.

English: Ali bought some rope to use as a clothesline.
Turkish: Ali çamaşır ipi olarak kullanmak için biraz ip aldı.

Rope ingilizcede ne demek, Rope nerede nasıl kullanılır?

Rope brake : Kordonlu eğleç. İpli fren. Kablolu eğleç. Kablolu fren. Kordonlu fren.

 

Rope breakage : Halat kopması.

Rope breaking : Halat kopması.

Rope climbing : Bir noktadan asılı halatta, yardımlı ya da yardımsız , kollarla vücudu çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Halata tırmanma (tırtıl).

Rope dancer : İp üzerinde dans hareketleri yapan cambaz. İp cambazı. İp dansçısı.

Rope drive : Halatla iletme. Halatla tahrik. İp ile çalıştırılan.

Rope groove : Halat oluğu.

Rope dancing : İp dansı. İp üzerinde yapılan dans hareketleri.

Rope off : Çevresini kuşatmak. İple kesmek. Kordon altında almak. Güvenlik çemberi oluşturmak. İp gererek ayırmak. İple ayırarak girişi engellemek. Güvenlik çemberi kurmak.

Rope railway : Asma hat. Havai hat. Tel yol. Teleferik.

İngilizce Rope Türkçe anlamı, Rope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roping : İp ip olmak (sıvı). Kement atarak at ya da sığır yakalama.

Halliard : Çördek. Babafingo çördeği. Seren kaldırma halatı. Bayrak kaldırma halatı. Yelken ipi. Yelken halatı. Bayrak ipi. Kandilisa. İnce halat. Bazı yelken kaldırma halatı.

Twine : Döndürmek. Çöreklenmek. Örmek. Sarılmak. Kınnap. Dolamak. Bükülmek. Kıvırmak. Örmek (çelenk). Dolanmak.

Noose : Tuzak. (darağacı vb) ilmik. Bağ. İlmiklemek. İlmik yapmak. İlmik. İlişki. Bağlantı. İlmek.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Additional flotation : Yeniden yüzdürme.

Acetylene lamp : Asetilen lambası. Karpit ışıtacı. Karpit lambası.

Tethers : Kösteklemek. Hayvan zinciri. Köstek. Bağlamak (hayvan). Hayvan ipi. (hayvanı) iple bağlamak. Sınır. İp (hayvan).

 

Adit : Yaklaşım iç yolu. Giriş lağımı. Galeri. Tünel. Giriş galerisi. Giriş. Maden galerisi. Yatay giriş galerisi. Maden ocağı ağzı.

Affix : Basmak (damga). Tutturmak. Son ek veya ön ek. Cümle içinde kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurmak veya yeni bir kelime türetmek üzere kök ve gövdelerin sonuna eklenen ses veya seslerden oluşan öge. dünya dillerinde, ekler, kelimedeki eklenme yerlerine göre ön ek, iç ek ve son ek olmak üzere üç türlüdür. türkçedeki eklerin hepsi de son ek türündedir. ekler görevleri bakımından çekim ekleri ve yapım ekleri olmak üzere ikiye ayrılır. bk. çekim eki, yapım eki. Eklemek. Yapıştırmak (pul). Koymak. İliştirmek.

Rope synonyms : harpoon line, sisal, small stuff, guide rope, reata, hangman's rope, bungee cord, riata, hempen necktie, hangman's halter, trip line, array, actinolite, astricted, lashing, skipping rope, ground cable, brace, kink, haltered, longes, roped, chains, lassoed, chain, advance per shift, twining, lassos, activated carbon, lariats, noosed, nooses, battery.

Rope zıt anlamlı kelimeler, Rope kelime anlamı

Untie : Çözülmek. Açmak. Çözmek. Halletmek.

Rope ingilizce tanımı, definition of Rope

Rope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large, stout cord, usually one not less than an inch in circumference, made of strands twisted or braided together. It differs from cord, line, and string, only in its size. [Bakınız: Cordage]. As, to rope a bale of goods. To draw out or extend into a filament or thread, as by means of any glutinous or adhesive quality. To bind, fasten, or tie with a rope or cord. To be formed into rope.