Cordage türkçesi Cordage nedir

  • Halat takımı.
  • Selviçe.
  • (gemi) halat takımı.
  • İpler.

Cordage ingilizcede ne demek, Cordage nerede nasıl kullanılır?

Cordages : Selviçe. Halat takımı. (gemi) halat takımı.

Cordate : Yüreksi yaprak ya da yürek şeklindeki yaprak tabanı. Kordat. Kalp şeklinde. Yürek biçiminde.

Cordately : Kalp şeklinde. Kalp biçiminde.

Accordable : Anlaşıla bilinen. Uzlaştırılabilir. Bahşedilebilir. Kabul edile bilinen.

Accordance : Verme. Uzlaşma. Uyum. Uyumluluk. Uygun olma. Ahenk. Bağdaşım. Uygunluk. Mutabakat. Anlaşma.

Cd recordable : Compact disk recordable (kaydedilebilir kompakt disk). Kaydedilebilir kompakt disk. Kaydedilebilir cd. Üzerine yazılabilen kompakt disk.

Accordantly : Uyumlu bir biçimde. Uyum içinde. Mutabık.

Biblical concordance : İncil dizini. Kelimelerin incil'de nerede bulunduklarını da gösteren alfabetik listesi.

Accordancy : Uyum. Koordinasyon. Uygunluk. Ahenk. Anlaşma.

Be accordant with : -e uygun olmak. İle uyumlu olmak.

İngilizce Cordage Türkçe anlamı, Cordage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cordage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Measure : Miktar. Ölçme aygıtı. Ölçü birimi. Nispet. Ölçme jüyesi. Karşılaştırmak. Endazelemek. Endazeye vurmak. Derece. Tedbir.

 

Sennit : Gemilerde kullanılan düz örülmüş kordon. Gemilerde düz bağlanmış ip. Şapka yapımında kullanılan düzleştirilmiş hasır veya yapraklar.

Quantity : Bolluk. Nesneler ve olaylarla ilgili ölçülebilir özellikler, anlamdaş tutar. Mikdar. Fizik, gramer, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Nicelik. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları. Özdek ya da olayların niteliklerini , türlü ölçmeler sonunda karşılaştırarak büyüklük ve değişimlerinin sayılarla belirlenmesine olanak veren özellik. Nicellik. Sayı. Nesnelerin sayılabilir ya da bir sayı dizgesiyle gösterilebilir özelliği, bk. nitellik.

Tacklings : Mücadele. Halatla bağlama.

Tackling : Uğraşmak. Başarmak. Ele almak. Topu ayağından almak. Girişmek. Halatla bağlama. Yakalamak. Becermek. Koyulmak.

Tackle : Takım. Ayağından almak. Tutmak. Yakalamak. Ele almak (bir problemi). Donatı. Marke etmek. Becermek. Ele almak. Soyunmak (girişmek anlamında).

Amount : Toplama ulaşmak. Tutar. Bir nesneler kümesinin sayısal sıklığı ya da büyüklüğü, bk. nitelik. Olmak. Miktar. Nicelik. Etmek. Eşit olmak. Meblağ.

Rope : Çapı 12 mm’den daha kalın olan, balıkçılıkta da çerçeve yaka ve kuvvetlendirmede kullanılan, telden veya doğal ve sentetik iplerden yapılan, av araçlarında çekme ve donam amacıyla kullanılan ipler. Çadır halatı. İpe çekme (idam). Urgan. Kement. İp. Kementle yakalamak. Halat. İpe dizilmiş şeyler.

Tackled : (olta vb) takım. Üstesinden gelmek. Mücadele etmek. Ele almak (bir problemi). Koyulmak. Topu ayağından almak. Becermek. Soyunmak (girişmek anlamında). Uğraşmak. Ele almak.

Cordage synonyms : cordages.

Cordage ingilizce tanımı, definition of Cordage

Cordage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, anything made of rope or cord, as those parts of the rigging of a ship which consist of ropes. Ropes or cords, collectively.