Rosetta plan türkçesi Rosetta plan nedir
- Hükümet ve sosyal tarafların uzlaşması ile belçikada kasım 1999 tarihinde yürürlüğe giren ve temel amacı, belli sayının üzerinde işçi çalıştıran işletmelere, çalıştırdıkları işçi sayısının %3-6sı gibi bir oranda belli bir yaş aralığındaki lise ve üzeri eğitim alan gençleri işlendirme karşılığında teşvik verilmesini öngören genç işsizliği önlemeye yönelik plan.
- İktisat alanında kullanılır.
- Rosetta planı.
Rosetta plan ingilizcede ne demek, Rosetta plan nerede nasıl kullanılır?
Rosetta : Raşit isminin ingilizceleşmiş şekli. Mısır'da akdeniz kıyısında bulunan bir şehir. Bir bayan ismi. Bir soyadı.
Plan : Josparını çizmek. Planını çizmek. Bir oluşum, süreç ya da gidişi yöneltmek ve denetim altına almak üzere yapılan düzenleyici tasarımlar bütünü. Projesini yapmak. Coğrafya, iktisat, madencilik alanlarında kullanılır. Kurmak. Plan kurmak. Yeryüzünün küçük bir parçasını, bütün ayrıntılarıyla gösteren, ölçeği 1:lo.ooo'den büyük haritalar, bk. harita, ölçek. Joba. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde belirledikleri hedeflere ulaşmak için izleyecekleri yol haritası. bk. kalkınma planı.
Rosetta plan project : Başlama vuruşu projesi. Avrupa birliği istihdamı teşvik tedbirleri topluluk programı çerçevesinde rosetta planının bir parçası olarak çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı avrupa birliği koordinasyon dairesi başkanlığı ve türkiye iş kurumu genel müdürlüğünce ortaklaşa yürütülmekte olan, belçika hükümeti ve sosyal taraflarının da desteği ile 2005 yılı sonu itibariyle başlatılan proje.
Abortive plan : Suya düşmüş plan. Başarılı olamamış plan.
Abstract plan : Anlaşılmaz strateji. Belirsiz plan. Soyut plan. Kuramsal fikir. Varsayıma dayalı olan plan.
According to plan : Planlanana uygun bir şekilde. Planlandığı gibi.
İngilizce Rosetta plan Türkçe anlamı, Rosetta plan eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rosetta plan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Rosetta plan synonyms : a pass through certificate, ability rent, a type mutual funds, abnormal budget receipts, a change in supply, a shift in individual demand.

Bu kısımda Rosetta plan kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rosetta plan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rosetta plan anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rosetta plan ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.