Rosiest türkçesi Rosiest nedir

  • Al.
  • Güzel.
  • Güllü.
  • Gül biçiminde.
  • Ümit verici.
  • Gül rengi.
  • Gül gibi.
  • Umut verici.
  • Pembe.
  • Güllük gülistanlık.
  • Gül renkli.
  • Gül şeklinde.

Rosiest ingilizcede ne demek, Rosiest nerede nasıl kullanılır?

Prosiest : Düzyazı gibi. Ağır. Yavan. Bıktırıcı. Sıradan. Düzyazı türünden. Sıkıcı. Can sıkıcı.

Leprosies : Cüzzam hastalığı. Cüzam. Lepra. Cüzzam. Sinir uçlarını etkileyip duyu kaybına yol açan bulaşıcı hastalık.

Rosier : Umut verici. Gül şeklinde. Gül gibi. Gül rengi. Güllük gülistanlık. Pembe. Ümit verici. Al. Gül renkli. Güzel.

Crosier : Piskopos asası.

Crosiers : Piskopos asası.

Rosiness : Pembelik. Gül pembesi olma.

Rosicrucian : Gül haçlılar. 15 veya 17'nci yüzyıldan kalma christian rosenkreuz tarafından kurulan gizli cemiyet (gül haçı sembolü ile bağlantılı).

Rosines test : Safra renkli maddelerin varlığını belirlemede kullanılan bir deney. Rosin deneyi.

Rosin : Reçinelemek. Reçine sürmek. Reçine. Reçine (katı). Kalofan. Kolofan. Kolofan reçine.

Rosined : Reçinelemek. Reçine sürmek. Reçinelenmiş. Reçine uygulanmış veya sürülmüş.

İngilizce Rosiest Türkçe anlamı, Rosiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rosiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stand firm : Fikrinden vazgeçmemek. Pes etmemek. Sabit durmak. Ödün vermemek. İnancından vazgeçmemek. Taviz vermemek. Kararından caymamak. Geri çekilmemek. Teslim olmamak.

Scarlet : Kırmızı. Skarlet. Kızıl. Namussuz. Lal. İffetsiz. Açık parlak kırmızı. Kıpkırmızı.

Bright : Parlak. Zeki. Işıltılı. Aydınlık. Berrak. Şeffaf. Muhteşem. Şaşaalı. Parlayan.

Defy : Karşı gelmek. Dikelmek. Karşı koymak. Karşılaşmaya davet etmek. Başkaldırmak. Baş kaldırmak. Küçümsemek. Gücünü aşmak. Kafa tutmak. Meydan okumak.

Ruddy : Angudi. Kırmızı. Al yanaklı. Yanağından kan damlayan. Kanlı canlı. Lanet olası. Elma gibi. Yanaklı. Kahrolası.

Rouge : Dudak boyası. Allık. Dudaklarını boyamak. Allık sürmek. Ruj sürmek. Ruj. Allık parlatma tozu.

Vermilion : Sülüğen sürmek. Narçiçeği rengi. Sülüğen. Al renk. Vermiyon. Kızıl. Lal rengi. Alev kırmızısı. Parlak kırmızı.

Refuse : İmtina etmek. Karşı koymak. Süprüntü. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Geri çevirmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Kabul etmemek. Ayak diremek. Çöp. Direnmek.

Rouges : Dudak boyası. Ruj. Allık parlatma tozu. Dudaklarını boyamak. Allık sürmek. Ruj sürmek. Allık.

Beauty : Güzel kişi. Güzel yan. Güzel kız. Nadide parça. Güzel kadın. Güzellik. Güzeller güzeli. Çok iyi kişi. Güzel şey.

Rosiest synonyms : fight down, remain firm, rosy, a bed of roses, oppose, rhodo, ruddiest, pinkest, rewarding, redder, fight, scarlets, rubicund, rose, elude, rose coloured, hold up, withstand, outbrave, escape, beautiful, very well, stand out, encouraging, carnation, carnations, all roses, bonnie, pink, defend, bon, bonny, appealing.

 

Rosiest zıt anlamlı kelimeler, Rosiest kelime anlamı

Surrender : Vermek. Teslim etmek. Teslim olmak. Hakkından vazgeçmek. Pes etmek. Boyun eğmek. Teslim. Feragat. Feragat etmek. Kendini bırakmak.

Yield : Randıman. Yol vermek. Verim gücü. Bel vermek. Vermek. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karşı koyamamak. Eğilmek (tahta vb).

Rosiest antonyms : lend oneself.