Round the clock türkçesi Round the clock nedir

Round the clock ile ilgili cümleler

English: Our employees are working around the clock to fix the damage caused by the ice storm.
Turkish: İşçilerimiz buz fırtınasının neden olduğu hasarı onarmak için gece gündüz çalışıyorlar.

English: He eats around the clock.
Turkish: O devamlı yemek yiyor.

English: The workers worked around the clock.
Turkish: İşçiler gece gündüz çalıştılar.

English: They worked around the clock.
Turkish: Onlar gün boyunca çalıştılar.

English: During the war, factories ran around the clock.
Turkish: Savaş sırasında, fabrikalar gece gündüz çalıştı.

Round the clock ingilizcede ne demek, Round the clock nerede nasıl kullanılır?

Round : Dönmek (köşeyi veya virajı). Doldurmak. Yakınında. Etrafını dolaşmak. Konusunda. Şişmanlamak. Ara alkışı. Yuvarlak. Toplamak. Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

 

Clock : Düzenli zaman aralıklarında vuruşlar üreten elektronik çevrimi. zamanuyumlu bilgisayarda her bir temel işlem saat vuruşlarına uygun biçimde gerçekleştirilir. Saat. Kronometre. Taksimetre. Hız göstergesi. Duvar saati. Saat tutmak. Çorabın iki yanındaki ajur. Zamanı gösteren araç. Ölçmek.

Round the bend : Çıldırmak. Kafadan kontak. Viraj dönmek. Bir tahtası eksik. Virajı dönmek. Deli. Fırlatmış. Kaçık. Çıldırmak (col.). Çılgın.

Be round the bend : Kafayı çizmek. Balatayı sıyırmak. Cozutmak. Çıldırmak. Deli olmak. Kafayı yemek. Tozutmak. Delirmek.

Drive somebody round the bend : Deli etmek. Çılgına çevirmek.

Turn the clock back : Saati geri almak. Hortlatmak. Saati geriye almak. Geçmişe dönmek. Zamanı tersine çevirmek. Yeniden gündeme getirmek. Henüz geçmiş bir saate geri dönmek. Geçmişe geri dönmek. Zamanı geriye almak.

Set the clock back : Saati geriye almak. Geçmiş olayları tekrar yaşamak. Saatleri geri almak.

Black circles round the eyes : Uykusuz kalmış veya üzgün olan bir kimsenin gözleri altındaki koyu izler. Gözler etrafındaki siyah çemberler.

Ticking of the clock : Saatin tik takı. Zaman ilerledikçe saatin tik tak ilerlemesi.

İngilizce Round the clock Türkçe anlamı, Round the clock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Round the clock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assiduous : Devam. Dikkatli ve devamlı (bir çalışma). Dikkatli. Çalışkan. Yılmaz. Özenli. Gayret. Gayretli. Dikkatli ve sürekli ilgisi olan.

Continued : Sürekli. Aralıksız. Devam eden. Devam ediyor. Devam eder.

Continuous : Sürekli. Mütemadi. Zincirleme. Aralıksız. Kesiksiz. Süregelen. Bir kesinti ya da aralığı olmayan. Fasılasız.

 

Around the clock : Gün boyu süren. Gece ve gündüz. Gün boyunca. Tam gün devam eden.

Constantly : Sürekli olarak. Sıkça. Sabit düzeyde. İkide birde. Sürekli. Değişmeksizin. Hiç durmadan. Daima. İkide bir.

Consistent : İstikrarlı. Bağıntılı. Sürekli. Uyumlu. Tutarlı. Uygun. Birbirini tutar. Kalıcı.

Chronics : Kalıcı. Süreğen. Berbat. Kronik. Sürekli. Çok kötü. Eski. Müzmin.

Night and day : Hiç durmadan. Durmadan. Her zaman. Sürekli. Hep.

Durable : Evladiyelik. Tahammüllü. Eskimez. Uzun süren. Kalıcı. Mukavim. Sağlam. Uzun ömürlü. Sürekli.

Abiding : Sürekli. Sonsuz. Bitmez tükenmez. Ebedi. Sabit. Daimi. Muhkem. Değişmez. Kalıcı.

Round the clock synonyms : evermore, continuing, everlasting, at all hours, day after day, day and night, enduring, away, engraved in stone, continual.