Söylenbilim nedir, Söylenbilim ne demek

Söylenbilim; Halk Bilimi, Yazın alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Söylenleri, geçmişin birçok değişikliklerle çağımıza ulaşan halkbilim belgeleri olarak gören, kendine özgü yöntemler yardımıyla söylenlerdeki gerçek olay ve kişileri saptamaya çalışan araştırıcıların kurdukları bilim dalı. bk. söylen, söylenbilim okulu, tarihsel söylenbilim, karşılaştırmalı söylenbilim.

Teknik terim anlamı:

Söylenleri inceleyen bilim.

Bir budunun söylenlerinin tümü. bk. söylen.

Söylenbilim kısaca anlamı, tanımı

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler

Söylenbilim okulu : Söylenlere dayanarak tarihsel, toplumsal ve kültürel birçok sorunu çözümleyebileceklerine inanan bilim adamlarının oluşturdukları okul. bk. söylen, karşılaştırmalı söylenbilim, tarihsel söylenbilim.

Söylenbilimci : İnceleme alanı söylen olan bilim adamı. bk. söylen.

 

Tarihsel söylenbilim : Söylenlere ilişkin sorunları karşılaştırma yöntemiyle çözmeye çalışan söylenbilim. bk. söylenbilim, tarihsel yöntem, karşılığı karşılaştırmalı söylenbilim.

Karşılaştırmalı söylenbilim : Söylenlere ilişkin sorunları karşılaştırma yöntemiyle çözmeye çalışan söylenbilim dalı. bk. söylenbilim, karşılaştırma yöntemi, karşılığı tarihsel söylenbilim.

Karşılaştırmalı : Karşılaştırma yolu ile yapılan, mukayeseli.

Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

Kendine özgü : Bir kimse veya şeye özgü olan, kendine mahsus, kendine has.

Araştırıcı : Araştırmacı. Meraklı.

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

Halkbilim : Belli bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini; geleneklerini, törelerini, inanışlarını, müziğini, oyunlarını, masallarını, efsanelerini, türkülerini, geleneksel tiyatrosunu, halk hekimliğini, konut yapımını, araç-gereçlerini ve benzerleri inceleyen bilim. a. bk. bölgesel budunbilim. Toplumların, halk katmanlarının tinsel ve özdeksel kültürlerini; tarihsel, toplumsal ve coğrafyasal boyutlarıyla bu boyutların birbirleriyle ilişkilerini saptayarak kaynak, evrim, yayılım, değişim, etkileşim gibi daha birçok sorunlarını kendine özgü yöntemler yardımıyla çözmeye, bu arada, bu oluşumlarla ilgili sonuç, kural, kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı. bk. halk yaşambilimi, halk kültürbilimi, halkçizim. [Bakınız: halkbilgisi]. Halk bilgisini inceleyen bilim dalı. Bir toplulukta yaşayan kişileri, onların gelenek ve göreneklerini masal, atasözü, türkü ve benzerleri yazın ürünlerini araştırıp o toplumun yaşayış ve duygularını inceleyen bilim. (Daha kısa bir söyleyişle, bir toplumun tinsel uygarlığını ve zenginliğini inceleyen bilim dalı.).

 

Araştırı : Araştırma.

Tarihsel : Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Saptama : Saptamak işi, tespit. Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Diğer dillerde Söylenbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Söylenbilim ne demek ? : mythology

Osmanlıca Söylenbilim : esatir