Sığa nedir, Sığa ne demek

  • Kapasite

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı. Genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı, bk. bellek sığası.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Birim gerilimde bir nesneye sığabilen kıvıl yük niceliği.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir iletkenin yük sığdırım olanağı; iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı; birimi farad'dır.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği.

Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram.

Kimya'daki anlamı:

Potansiyel değişimi sonucu sistemdeki yük değişiminin potansiyel değişimine, genellikle volt başına kulon, yani farad olarak ifade edilen oranı.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Herhangi bir tiyatro alanı ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. Kapasite.

Diğer sözlük anlamları:

Sığ.

Bilimsel terim anlamı:

Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği.

fizik: Birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niceliği.

Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti.

 

İngilizce'de Sığa ne demek? Sığa ingilizcesi nedir?:

capacity, capacitance, seating capacity

Fransızca'da Sığa ne demek?:

capacité

Osmanlıca Sığa ne demek? Sığa Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sia

Sığa hakkında bilgiler

Kapasite veya diğer adıyla sığa, bir cismin elektrik yükü depo etme yeteneğidir. Elektrikle yüklenebilen her cisim sığa barındırmaktadır. Enerji depolama aracının en yaygın formu paralel levhalı sığaçlardır. Paralel levhalı sığaçta, sığa iletken levhanın yüzey alanıyla doğru orantılıdır ve levhalar arasındaki uzaklığın ayrımıyla da ters orantılıdır. Eğer levhaların yükleri +q ve –q ise, ve V levhalar arasındaki voltajı veriyorsa, sığa C şu şekildedir.

Bu da voltaj/akım ilişkisini verir

Sığa, iletkenlerin ve yalıtkan maddelerin dielektrik geçirgenliklerinin yalnızca fiziksel boyutlarının (geometri) bir fonksiyonudur. İletkenler ve onların toplam yükleri arasındaki ilişkinin potansiyel farkından bağımsızdır.

Uluslararası Birimler Sistemi’nin kapasite birimi faraddır (simgesi: F), İngiliz fizikçi Michael Faraday’ın adıyla anılmaktadır. 1 farad sığaç, 1 coulomb elektrik yükü ile yüklendiğinde, levhaları arasındaki potansiyel bir fark 1 volt olur. Tarihsel olarak, bir farad elektriksel ve fiziksel olarak elverişsiz büyüklüğe sahip bir birim olarak kabul edilirdi. Onun alt bölümleri her zaman kullanılır, mikrofarad, nanofarad, ve pikofarad olarak adlandırılırdı. Yakın zamanlarda, teknoloji 1 faradlık sığaçlar üretti ve daha da gelişmiş modeli bir pilden bile daha küçük olacak şekilde oluşturdu. Bu tip sığaçlar genellikle daha geleneksel pillerin yerine, enerji depolamak için kullanılır.

 

Sığa ile ilgili Cümleler

  • Ali artık eski giysilerine sığamıyor.
  • Bu garaja kaç tane araba sığabilir?
  • Bu odaya kaç kişi sığabilir?
  • Arabana kaç kişi sığabilir?
  • Artık bu elbiselere sığamıyorum.
  • Bu tek bir diskete sığar.
  • Herkes arabaya sığamadı.

Sığa kısaca anlamı, tanımı:

Kapasite : Bir işletmenin üretim miktarı. Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.

Sığamsal : Besin maddelerinin sindirim kanalı içinde ilerlemesini sağlayan (hareket).

Akla sığar gibi : Aklın kabul edebileceği bir biçimde, makul.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu.

Depo : Ordu mallarının saklandığı, bakımlarının yapıldığı yer, debboy. Korunmak, saklanmak veya gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin konulduğu yer, ardiye. Bir malın toptan satıldığı ve çokça bulunduğu yer.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Barındırmak : Barınmasını sağlamak.

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

Depolama : Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması. Depolamak işi.

Sığa tepkinliği : Salınımlı bir çevrime sokulan bir sığadan ileri gelen etkinin ohm olarak ölçüsü.

Sığabilme : Sığabilmek işi.

Sığabilmek : Sığma imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Zor ısınıyor ama hepimiz sığabiliyoruz.”" N. Hikmet.

Sığacuk : Sığca.

Sığaç : Hava ile ya da bir içyükül özdek ile ayrılmış iki metal yaprağın oluşturduğu duruk elektrik erkesi biriktirmeye yarayan bir düzenek. [Bakınız: yoğunlaç]

Sığaçlamak : Budamak : Ağaçları sığaçladım.

Sığala : Sarımsağın zamanla bozulması (için).

Sığalamak : Sıvamak, kıvırmak (etek, kol, paça vb. için)

Sığalık : Belirli nicelikte kıvıl sığası olan özel nesne.

Sığamak : Sıvamak, kıvırmak (etek, kol, paça vb. için). Okşamak. Yeni gelişmeye başlayan fidanların serpilmesi için alt sürgünlerini budamak. Yapıştırmak. Sıvamak, okşamak, dal sıvamak Sığamak; okşamak. || dalını sığamak: sırtını okşamak; sıvazlamak Sıvazlayarak yumuşak bir nesnenin içini boşaltmak veya boşluk kalmayacak şekilde yerleştirmek Sıvamak. Okşamak. Meshetmek.

Diğer dillerde Sığa anlamı nedir?

İngilizce'de Sığa ne demek? : [Shiga Prefecture] v. squeeze

n. alternative, choice, swell

Fransızca'da Sığa : capacité [la], contenance [la]

Almanca'da Sığa : Fassungsvermögen, Kapazität