Kapasite nedir, Kapasite ne demek
Kapasite; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa

- Anlama, kavrama yeteneği.
- Bir işletmenin üretim miktarı.
- Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa.
- Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.
Kimya'daki anlamı:
1.Bir kuvvet veya enerji gösterebilme kabiliyeti. 2.Hacim.
İngilizce'de Kapasite ne demek? Kapasite ingilizcesi nedir?:
capacity
Kapasite anlamı, tanımı:
Kapasitesiz : Kapasitesi olmayan.
Kapasitesizlik : Kapasitesiz olma durumu.
Sığdırma : Sığdırmak işi.
Sınır : Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Uç, son. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.
Kapsama : Kapsamak işi.
Kişi : Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Erkek.
Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.
Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.
Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Tek. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber.
Anlama : Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme. Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf.
Kavrama : Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Küçük orak.
Kapasite artışı : Bir işletme, kesim veya ülkede belli bir dönemde mevcut üretim kapasitesine yeni makine ve donanımlarla yapılan eklemeler.
Kapasite faktörü : Türlerin bir kromatografik kolonda göçünü tarif etmek için kullanılan bir terim; alıkonma süresi, tR, ile ölü zaman, tm, arasındaki farkın tm ile bölümü.
Kapasite kullanım oranı : Bir işletme, kesim veya ülkede belli bir dönemde gerçekleştirilen üretimin, tam kapasitede gerçekleştirilebilecek olan üretime, diğer bir deyişle fiili kapasitenin tam kapasiteye oranı.
Kapasiteli : Kapasitesi olan.
Kapasite ile ilgili Cümleler
- Beyin kapasitesinin yüzde yüzüne ulaşıldı.
- Bu asansörün kapasitesi on kişidir.
- Bu kamyon en fazla 5 ton yük taşıma kapasitesine sahip.
- Bir dilin sahip olduğu kelime sayısı, o dilin ifade kapasitesini gösterir.
- Salon tam kapasite doluydu.
- İyi bir plan yapma kapasitesi var.
- Kapasiteyi hesaplamak için, uzunluğu genişlikle derinlikle çarpın.
- Tom'un Fransızcadaki kapasitesi artıyor.
Diğer dillerde Kapasite anlamı nedir?
İngilizce'de Kapasite ne demek? : n. capability, capacity
Fransızca'da Kapasite : capacité [la], contenance [la]
Almanca'da Kapasite : n. Kapazität
Rusça'da Kapasite : n. способность (F), мощность (F), вместимость (F)

Bu kısımda Kapasite nedir? Kapasite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kapasite tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kapasite hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.