Sabines türkçesi Sabines nedir

  • Orta italya'da apennines'te yaşamış antik italyan halkının üyesi.
  • Karaardıç.

Sabines ingilizcede ne demek, Sabines nerede nasıl kullanılır?

Sabine : Karaardıç. Orta italya'da yaşamış sabine antik halkının dili.

Sabin feldman dye test : Sabin-feldman day testi. Toksoplasmozisin tanısında kullanılan serolojik bir test.

Sabin vaccine : Sabin aşısı. Adını albert sabin'den alan çocuk felcine karşı ağızdan alınan aşı (canlı zayıflatılmış poliovirüs içeren).

Sabin : Ses emilimi ölçü birimi (fizik). Karaardıç. Ses soğurma birimi. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yerde yatık, pulsu yapraklı, ülkemizde karadeniz ve akdeniz bölgeleri ile kısmen iç anadolu bölgesinde yetişen çalı şeklinde bir bitki türü. sabin ardıcı, juniper. Minnesota eyaletinde şehir.

Addressability : Adreslenebilirlik.

Confusability : Karıştırılma olasılığı. Karıştırma olasılığı. Akıl karıştırıcı olma. Karıştırılabilirlik. Şaşırtabilme.

Collective responsability : Ortak sorumluluk. Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birinin eylemlerinin sonuçlarına ilişkin olarak toplumsal çevrece üstlenmesi beklenen yükümlülük.

Disability : Güçsüzlük. Kifayetsizlik. Sakınca. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Yetkisizlik. Malullük. Erksizlik. Zaaf. Maluliyet. Yetersizlik.

 

Disabilities : Güçsüzlük. Ehliyetsizlik. Mahzur. Sakatlık. Maluliyet. Sakınca. Yetersizlik. Zaaf.

Advisability : Tavsiye edilebilirlik. Uygunluk.

İngilizce Sabines Türkçe anlamı, Sabines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sabines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monetary fund : Sermaye.

Savin : Ardıçkatranı ağacı. İlaç ve parfümlerde kullanılan bir yağ elde edilen avrupa ve kuzey asya ve kuzey amerika ardıcı. Bu ağacın kurutulmuş uç filizlerinden elde edilen bir ilaç (geçmişte adet düzensizliği veya yokluğu tedavisinde kullanılan). Kara ardıç. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yerde yatık, pulsu yapraklı, ülkemizde karadeniz ve akdeniz bölgeleri ile kısmen iç anadolu bölgesinde yetişen çalı şeklinde bir bitki türü. sabin ardıcı, juniper. Sabin. Saç ağacı.

Fund : Finanse etmek. Para kaynağı. Sermayeye çevirmek. Para sağlamak. Yatırmak. Kaynak. Para. Yaygın ve birleşik üretim ve yapım ortaklıklarına ilişkin dokuncaları karşılamak amacıyla yıllık net gelirlerden belirli bir oranda ayrılan karşılık. Yatırım yapmak. Sermaye.

Saline solution : Çözünmüş tuz içeren sıvı. Tuz çözeltisi. Tuzlu sıvı. Tuz solüsyonu. Tuz solusyonu.

Nest egg : Birikim. Emeklilik gibi özel bir amaç için ayırılan ödenek. Fol. Tasarruf.

Sabine : Orta italya'da yaşamış sabine antik halkının dili.

Sabin : Ses soğurma birimi. Minnesota eyaletinde şehir. Servigiller (cupressaceae) familyasından, yerde yatık, pulsu yapraklı, ülkemizde karadeniz ve akdeniz bölgeleri ile kısmen iç anadolu bölgesinde yetişen çalı şeklinde bir bitki türü. sabin ardıcı, juniper. Ses emilimi ölçü birimi (fizik).

 

Sabines synonyms : isotonic solution, isosmotic solution, savine.

Sabines zıt anlamlı kelimeler, Sabines kelime anlamı

Fresh : Serin. Körpelik. Temiz. Yeni. Taze. Yeni olmuş. Taravet. Dirilik. Canlı. Dinç.